Sistematik Kelam 1.Ünite Özeti

Başlatan ღ۩ Tebyin ۩ღ, 09 Kasım 2018, 21:39:38

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aşağı git

ღ۩ Tebyin ۩ღ

Sistematik Kelam 1. Ünite Özeti ( Detaylı Özet )

 A- Kelam ilminin Mahiyeti:

İslam dininin itikat ile ilgili tüm meselelerini konu edinen Kelam ilmine konusuna ve gayesine bakılarak bazı tanımlar verilmiştir.

1 - Kelam ilminin 'KONUSUNA' göre tanımı :

Kelam ilminin konusuna göre tanımlarının en meşhuru şöyledir;

   ''KELAM, Allah'ın  zatından ve sıfatlarından mebde'  ve mead (başlangıç - son)itibariyle  yaratılmışların hallerinden İslam kanununa göre bahseden ilimdir''      
   Daha ayrıntılı açıklamak gerekirse,
 - Kelam ilminin konuları Allah'IN  ZATI VE SIFATLARI ile MÜMKİNATIN  yani Allah dışındaki her şeyin (yaratılmışların) halleridir.Buna göre Kelam Allah'ı ilgilendiren tüm meseleler ile ilgilenirken, Allah dışındaki varlıklara dair hususları da ele almaktadır.
 - Kelam Allah dışındaki varlıkları ele alma bakımından fizik, kimya, biyoloji gibi pozitif bilimlerle ortaklık arzederken önemli bir konuda onlardan farklılaşır.Bu ''mebde ve mead'' yani, varlıkları sadece yaşarken değil öncesi ve sonrası bakımından da ele alır. Böylece o sadece fizikle değil fizikötesi (metafizik) ile ilgilenir.
- Kelam tüm yaptığı çalışmaları ''İSLAM KANUNUNA ''göre yapar.Bu özelliğiyle de fiziğin ötesine dair yaptığı çalışmayla FELSEFE'den de ayrılır.Felsefe ilmi de varlıkların öncesi ve sonrasıyla ilgilenir  fakat  bunu (KELAM ilminden farklı olarak) insan aklına dayanarak yapar.

2-  Kelam ilminin 'GAYESİNE' göre tanımı :

Kelam ilminin gayesine göre tanımlarından en meşhuru şu şekildedir;
''KELAM, kesin deliller kullanmak ve vaki olacak şüpheleri kaldırmak süretiyle dini akideleri ispata güç yetiren bir ilimdir '' yani,
- Kelam ilmi inanç ilkelerini ispat gayesindedir. Sadece inanılması gereken esasların ne olduğunun tespitiyle yetinmeyip ispatlama gayesindedir.
- Kelam ilmi bu ispat çabasını HÜCCET leri kullanmak süretiyle yapar. Hüccet ; muhalifin de kabul ettiği ispat gücü yeterli delilleri ifade eder. Yani sadece bunu kabul et! bu inançtır saçma da gelse kabul et demez delilleri ile savunur.
 
  B- KELAM İSMİNİN KAYNAĞI

Kelam ilmine dair sorulan bir soru da ona neden başka bir isim değil de anlamı SÖZ olan KELAM isminin verildiğidir.  Bununla ilgili kelamcılar bazı görüşler ortaya koymuşlardır.
* Kelamcılar itikadi meseleleri eserlerinde tartışırken ''şu şu konudaki söz '' anlamına gelen ''el- kelam fi keza ve keza ...'' şeklinde başlarlardı. Bu nedenle bu ismin verildiğini söylerler.
* İslamın erken dönemlerinde bir tartışma konusu da Allah'ın  KELAM sıfatının mahiyeti ve bu sıfatın ürünü olan Kur'an-ı  Kerim'in yaratılmış olup olmadığıydı. Kelamcıların tartıştığı ilk mesele Kelam sıfatıyla ilgili olduğundan bu ismi aldığı söylenir.
* Bazı ilimler okumak ve tefekkür etme yoluyla elde edilirken kelam ilmi muhaliflere cevap vermek ve akli delillerle ikna edip mağlup etmeye çalışır.  Bu da CEDEL ile dir.Cedel söz gücüne dayanır.Kelam ilminin en önemli silahı da SÖZ dür.
* Kelam kelimesi ''yaralamak'' anlamına gelen ''KELM'' kökünden türemiştir. Kelam ilmi de öne sürdüğü ikna edici delillerle muhalifinde bi iz bırakır.BU nedenle bu isim verilmiştir.
* İlk kelamcılar aslında  SELEF  alimlerinin susmayı tercih ettikleri hatta yorum yapmayı bile sapkınlık ve bid'at olarak kabul etikleri bu dönemde,  aksine bu konularda konuşmayı ve tartışmayı yani KELAM'ı  tercih etmişlerdi.
 
  C- KELAM İLMİNE VERİLEN DİĞER İSİMLER


EL- FIKHU'L EKBER : Ehl-i sünnet imamlarından Ebu Hanife inanç esaslarını  ''en büyük fıkıh'' anlamına gelen ''El - fıkhu'l  ekber''  şeklinde isimlendirmiştir.

İLMU'T - TEVHİD : Allah'ın birlenmesi anlamına gelen Tevhid islam dininin nazil olduğu müşrik toplumda en büyük mücadelenin adı olmuştur. Bu yüzden bazı müellifler bu ilmi ve bu ilimle ilgili yazdıları eserlerde Tevhid ismini kullanmışlardır.  

Örneğin;

- İmam Maturidi'nin itikada dair eserinin ismi  Kitabu't Tevhid  'dir.

- Yine son dönemde Muhammed Abduh da eseri için Risaletü-t Tevhid

- Cemaleddin el-Kasimi de  Kitabu't Tevhid  ismini tercih etmiştir.

İLMU'T-TEVHİD VE'S SIFAT:  Kelam ilminin en teml konusu uluhiyet yani Allah ile ilgili meselelerdir. Bu yüzden ilk dönemlerde Allah'ın  sıfatları  tartışma konusu olmuştur. Bu nedenle bu isim de verilmiştir.

USULÜ'D-DİN:  Dinin inanç ile alakalı esas ve meselelerine ''dinin kökleri'' anlamına gelen Usulü'd-din  denilir. Bu ismi veren müelliflerden bazıları ;
 
- Ebu'l Hasan el-Eş'ari El İbane 'an usulü'd-diyane
 
- Abdülkadir El Bağdadi ve Pezdevi de eserlerini  Usulü'd-din  şeklinde adlandırmışlardır.
   
İLMU'N NAZAR VE'L İSTİDLAL:    Kelamcılar  meseleleri ele alıp hükme ulaştırırken AKLİ DÜŞÜNME (NAZAR) ve AKIL YÜRÜTME (İSTİDLAL) yöntemleri uygularlar. Bu nedenle bu ismi kullanmışlardır.
   
İLMU'L AKAİD :  Gönülden bağlanılıp kesin şekilde inanılan AKİDE kelimesinin çoğulu olan AKAİD İslamın inanılması zorunlu olan inanç prensiplerini ifade eder. Kelam ilmi de bu alanla ilgili olduğundan akaid ilmi de denmiştir. Bu isimle yazılan eserler şöyledir;
- Hanefi alim Tahavi akaid eserine '' el akaidü't Tahaviyye''
- Ömer en-Nesefi akaidine  ''el-Akaidu-n Nesefiyye''  adını vermişlerdir.
 
D- KELAM İLMİNİN KONUSU Ennas Whatsap Grubu / Linkleri Görebilmeniz İçin Lütfen Giriş Yap  veya Kayıt Ol - Linkleri Görebilmeniz İçin Lütfen Giriş Yap  veya Kayıt Ol

Kelam ilmi başta Allahın sıfatlarını konu edinirken günümüze değin süre gelen problemler nedeniyle ele aldığı konular genişlemiştir. diğer din mezhep ve düşüncelere karşı savunma yaparken muhataplar değiştikçe ele aldığı konular da çeşitlenmiştir. En başta ULUHİYYET, NÜBÜVVET, SEMİYYAT konuları işlenirken felsefenin de İslam dünyasında etkisini hissettirmesiyle GAZZALİ  felsefe konularını da içine almış Allah dışındaki varlıkları da kapsayacak şekilde 'mevcud' olarak genişletmiştir. Buna göre bir Kelam eseri VARLIK,  BİLGİ, ULUHİYYET,  NÜBÜVVET,  AHİRET, İMAMET gibi ana konulardan oluşur hale gelmiştir. Bu konulardan bazısı kelam iminin yöneldiği temel konular ( mesail)  olup bazısı bunları delillendirme ve izahta aracı (vesail) konulardır. ULUHİYYET, NÜBÜVVET, SEMİYYAT gibi doğrudan İslam akaidinin konuları Kelamın MESAİL-i olup bunlara 'CELİLÜ'L-KELAM ' denir.VARLIK, BİLGİ, İSTİDLAL yöntemleri gibi konular ise MESAİL-İ  temellendirmede yardımcı olup kelamın VESAİL 'idir  ve DAKİKU'L -KELAM şeklinde isimlendirilir.
 
E- KELAM İLMİNİN YERİ VE DEĞERİ

Kelam alimleri akli ve dini ilimler içerisinde en şerefli ilmin (eşref-i ulüm) Kelam olduğunu iddia etmişlerdir.buna göre;
     * ilimler değerlerini mevzularına ,konularına göre alırlar. Kelam Allahı konu edinir.Bu yüzden en şerefli ilimdir.
     * Kelam ilmi dinin temelini oluşturan inançları tespit etmeye uğraştığından bütün ilimlerin temelini oluşturur.
     * Kelam ilmi İslama muhalefet olan bütün din kültür ideoloji ve düşüncelere karşı müdafaa eden en baş ilimdir.
     * Kelam ilminin gayesi dünya ahiret saadetidir.
     * Kelam ilmi HZ.Ademden Hz. Muhammed(sav)e kadar bildirilen ve hiç değişmeden gelen inanç ilkelerini ele alır.Bu yüzden Kelam hakiki bir ilimdir.
     
F- KELAM İLMİNİN ÖZET TARİHÇESİ
 
HZ.Muhammed zamanında itikadi tartışmalar yoktu çünkü Peygamberimiz bir otoriteydi. Fakat Hz.Muhammedin vefatından az evvel Ashab döneminin başlarında bazı kaynaklarda ''ilk ihtilaflar'' olarak zikredilen KIRTAS, ÜSAME ORDUSU, HZ.PEYGAMBERİN VEFATI,  KABRİNİN YERİ, BEN-İ SAİDE ÇARDAĞINDAKİ ENSARIN HALİFE  SEÇMESİ , HZ.EBUBEKİRİN HALİFE SEÇİLMESİ, FEDEK ARAZİSİ, RİDDE HADİSELERİ,  ZEKAT VERMEYENLER MESELESİ  gibi bazı tartışmalar çıksa da bunlar ümmeti bölmeye sebep olacak bir mahiyet arzetmiyordu.
Müslümanları derinden etkileyen ileriki zamanlarda itikadi görüş ve grupların çıkmasına zemin hazırlayan olay Hz. Osman'ın şehadetidir. Bu olay ilk defa iki müslüman grubu karşı karşıya getirmiştir.(cemel ve sıffin savaşı)
** Sıffin savaşının neticesinde gerçekleşen TAHKİM HADİSESİ İslamın ilk siyasi-itikadi ayrılıkçı hareketi olan HARİCİLİK ' in doğmasına sebep olmuştur.**
Haricilere tepki olarak da  MÜRCİE ve MU'TEZİLE  fırkaları doğmuştur.
Emeviler dönemi özellikle KADER meselesinin tartışıldığı CEBRİYYE ve KADERİYYE gibi fırkaların doğduğu zaman dilimidir.
 Yine bu dönemde gerçekleşen KERBELA hadisesi ŞİA' nın bir fırka haline gelmesini , ve imamet meselesinin itikadi bağlamda tartışılmasını doğurmuşur. Bu dönemde aynı zamanda MU'TEZİLE ' nin de   sistematikleştiği görülür.  
 Meşhur mezhepler tarihçisi ŞEHRİSTANİ  itikadi mezheplere dair yazdığı meşhur kitabı EL-MİLEL VE'N-NİHAL in baş kısmına koyduğu mukaddimelerde islam dünyasının 4 önemli meselede ihtilafa düştüğünü söyler. Bu 4 mesele şunlardır;

1- İMAMET :

İmamet deyince akla bunu bir itikat meselesi haline getiren ŞİA gelir.ümmetin liderliğini Peygamberimizden sonra hz ALİ nin devam ettirmesi gerektiği fikrini temel alan ŞİA nın da alt mezhepleri mevcuttur. İmametin HZ ALİ ye ait olduğunu iddia ederken bazı Kuran ayetlerini delil gösterirler. HZ peygamberin de hayattayken Gadir- Humm da imametin HZ Aliye ait olması gerektiğini söylediğini iddia ederler.ŞİA nın karşısında ise imametin ümmetin tercihne bırakılması gerektiğini düşünenler vardı. Ehli Sünnet mezhepleri gibi imametin KUREYŞ' e ait olduğunu kabul edenler ya da herhangi bir kabileye ait olmadığını söyleyen HARİCİLER de vardı.

2- KEBİRE (BÜYÜK GÜNAH):

Büyük günah işleyenlerin bu dünyada gerekse ahiretteki durumuyla ilgili çıkan tartışmalardır. Özellikle TAHKİM HADİSESİ sonrası bunu Kuran ayetlerinin emirlerine aykırı bularak Tahkime rıza gösterdiği için Hz.  ALİ' yi ve diğer tarafta yer alan Muaviye 'yi kafir ilan eden Haricilerle ortaya çıkmış bir problemdir.
Onlara göre imanın kalben tasdik edilmesi yetmez bunu amellerle de göstermek gerekir. Büyük günah işleyen dinden çıkar.küfre girer. Hariciler kendileri gibi düşünmeyen kim olursa olsun küfür ehli olarak görür ve onlara inançları gereği şiddet eylemlerine başvururlar.
Haricilerin bu uygulamaları da karşıt görüşleri özellikle mezhepleri doğurmuştur.
Mürcie 'ye göre ise;  büyük günah işleyenin hala mümin olarak kaldığını ahiretteki durumunun ise Allaha havale edilmesi gerektiğini savunur.Ancak bazı mürcie gruplar ise ; nasıl ki iman olmadığında hiçbir iyi fiilin kişiyi mümin ve cennetlik yapmaması gibi iman olduğunda da hiçbir günahın insanı imandan çıkarmayacağını ve cennetlik olmasına asla mani olmayacağını iddia ederek ahlaki gevşekliğe de yol açacak bazı fikirler öne sürdüler.Bu da başka bir tepkiyi doğurdu.
Bunun üzerine meşhur alimlerden Hasan Basri nin öğrencisi Vasıl bin Ata buna karşılık büyük günah işleyen kişinin ne kafir ne de mümin olmadığını ,onun fasık olduğunu ve tevbe etmesine göre ölüm sonrası ya mümin ya da kafir olacağını böylece iman ve küfür arasında bir konum ( el-menzile beyne'l- menzileteyn) üretti.Bu görüşüyle hocası Hasan Basrinin yolundan ayrılarak kendi mezhebi MU'TEZİLE kurdu.

3- KADER :  

İnsanın fiillerinde ne kadar hür olup olmayacağını bu fiilleri işlemesinde Allahın müdahilliğinin tespiti meselesidir.Kaynaklarda bu meselenin özellikle Emevi yöneticilerin yaptıkları haksız uygulama ve zulümleri Allahın kaderde yazdığını savunmasıyla ortaya çıktığı bilinir.Buna karşı da MABED EL- CÜHENİ ve GAYLAN ED-DIMEŞKİ gibi şahıslar  Allahın insanların yapıp ettiklerini önceden yazması şelinde bir kaderin olmadığını iddia edip kaderi inkar ettiler.Bu iddialarını canlarıyla ödediler.Kaderi inkar etmelerine rağmen sırf kaderle ilgili bir iddiayı ortaya attıkları için KADERCİLER anlamına gelen KADERİYYE şeklinde isimlenen bu grubun görüşleri ileriki zamanlarda Mu'tezile tarafından da sürdürüldü.
MU'TEZİLE nin karşısına ise Allahın olduğu yerde hür iradesiyle bir başka varlığın bulunamayacağını insanın etkisiz olup fiillerini Allah'ın yarattığını savunan , çoğu zaman CA'D B.DİRHEM ve CEHM B.SAFVAN a nispet edilen bu görüşün savunucuları CEBRİYYE şeklinde anıldı.
Bu iki grubun arasında hem insana irade alanı tanıyan hem de Allahın müdahilliğini  korumaya çalışan EŞ'ARİLİK, MATURİDİLİK ,EHL-İ SÜNNET gibi kelam ekolleri yer aldı.

4- SIFATLAR:  


Özellikle farklı din ve medeniyetlerle karşılaşmanın neticesinde gündeme gelen sıfatlar farklı görüşlere neden olmuştur. Allah herhangi bir sıfatla vasıflanabilir mi? Zatı ile sıfatları aynı mıdır? Sıfatları gibi zatı da ezeli midir? Kelam sıfatı ezeli ise Allahın sözü olan kelam sıfatı da ezeli midir? Kuranın ezeli oluşu tevhide mani midir? gibi sorular tartışma nedeni olmuş akabinde değişik iddialarla farklı mezhepler ortaya çıkmıştır.Görüşlerden bazılar şu şekildedir;

*Cehmiyye : Allahın hiçbir olumlu sıfatla vasıflanmayacağını Onun sıfatlardan azade olduğunu,

* Mu'tezile : Allahın sıfatlarını kabul eder fakat bunların zattan bağımsız olan ezeli sıfatlar olduğunu ,aksini düşünmenin şirke götüreceğini savunur.

* Ehl-i sünnet ise; Allahın sıfatlarının ne aynı ne de gayrı olduğunu savunur.

yine nasslarda Allah hakkında geçen el, yüz,gelme,gülme,kızma gibi insana ait sıfatların (haberi sıfatlar)nasıl anlaşılacağı da sıfatlar bağlamında ele alınmış bunlar da birer tartışma konusu olmuştur.Bir tarafta nasslardaki ifadeyi zahir anlamıyla yorumlayıp Allahı insanlara benzeten Müşebbihe ve Mücessime yer alırken diğer tarafta bu sıfatların kesin şekilde yorumlanması gerektiğini savunan Mutezile bulunur. Ehl-i sünnet kelamcıları ise orta yol bulma arayışındadır.
Bu süreçte çoğunluğu oluşturan ana gövdenin yeni tartışmalara karşı susmayı ve onlarla meşgul olmamayı; bu tartışmada ortaya konan görüşleri dine yeni birşey katma dolayısıyla dinden sapma olarak kabul ettiği görülür(selef uleması).Bu meseleleri çokca tartışıp sistematik bir düşünce ortaya koyan Mutezileye ve onun çabası olan kelama yönelik çoğunluğu temsil eden ASHAB-I HADİS in olumsuz bir tavır içine girdiği görülür.ancak ilerleyen zamanda SELEF ulemasının benimsediği susma tavrı müntesipleri tatmin etmez olup Mutezile ye karşı sert cevap verme ve onları kendi silahlarıyla vurma çabasına giren HARİS EL-MUHASİBİ,

İBN-İ KÜLLAB EL-BASRİ,KALANİSİ gibi şahıslar ortaya çıktı.

Bu kişilerin hemen akabinde EBU'L HASEN EL-EŞ'ARİ, VE MATURİDİ gibi ehli sünnet camianın içinde yer alan ancak sistematik kelam faaliyeti yürüten kişiler çıktı.Böylece Mu'tezilenin çocuğu olan kelam artık Ehl-i sünnet tarafından da benimsenip Sünnileştirildi.Selef içindeki Ashab-ı hadis ve Hanbeliler kelam karşıtlığın sürdürdüler.Artık kelam sünni camiada meşrulaşmışsa da Ehl-i sünnet kelamının en büyük muhalifi yine Mu'tezile idi. Mu'tezilenin zamanla tarihten silinmesiyle onun yerini İslam felsefecileri aldı.

Eş'ari camiada GAZZALİ kelam bünyesinde felsefeyi ele aldı bazı felsefi bahisleri tartışıp reddetti.Gazzali sonrası en önemli kelamcılar FAHREDDİN ER-RAZİ ve takipçileridir.Kelam bu süreçte halkın anlamasının zor olduğu bir metafizik etkinlik haline geldi.
Daha sonraları Batı nın zenginleşmesi ve İslam dünyasının üzerinde bir güç haline gelmesiyle bir takım yeni meseleler gündeme geldi artık eski meselelerin detaylandırılıp tartışılması şeklindeki kelam anlamsız hale geldi.Artık kelam yeni meseleleri ele almalıydı.Yeni dil ve metodla o zamandan bu zamana değin Kelam faaliyetleri yürütülmektedir.


Kaynak: Ennas Whatsap Grupları Yönetim Ekibi  ( İzinsiz almak bu emeğin rızasını ihlal etmektir. Bu site üzerinden Kullanabilir faydalanmak isteyenleri sitemize ve whatsap gruplarımıza yönlendirebilirsiniz.
Paylaşımlarımızın sitemiz dışında yayınlanmasını bulmuyor. Hak ihlali yapmamanızı tavsiye ederiz...


Kaynak Web Adresleri :

Linkleri Görebilmeniz İçin Lütfen Giriş Yap  veya Kayıt Ol

Linkleri Görebilmeniz İçin Lütfen Giriş Yap  veya Kayıt Ol

Kaynak: https://www.tebyin.com/index.php?topic=4.0

  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi
Linkleri Görebilmeniz İçin Lütfen Giriş Yap  veya Kayıt Ol

ღ۩ Tebyin ۩ღ

  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi
Linkleri Görebilmeniz İçin Lütfen Giriş Yap  veya Kayıt Ol

Yardım Sever Hc.

Allah razı olsun hocam emekleriniz için Rabbım razı olsun
  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi

Meryem Afşar KOÜ

Allah razı olsun Hocam.
Rabbim yardımcınız olsun.
  • Üniversite: Hiçbiri

Muhammed Bilal İslam kou

  • Üniversite: Kocaeli Üniversitesi

Gülcan Arslan Koü

Emeği geçen herkesten Rabbim razı olsun çok güzel olmuş
  • Üniversite: Kocaeli Üniversitesi

Burcin Çakır Aksu Koü

  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi

Fz

Rabbim razı olsun emeği geçen herkesten
  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi

Büşra Özen Koü

Allah razı olsun hocam Emeği geçen bütün hocalarımdan
  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi

Şerife Sert Koü

  • Üniversite: Kocaeli Üniversitesi

Şerife Sert Koü

Unıte ozetı ve sorular  cok guzel hazırlanmıs  sayın Enes hocam cok tessekkur edıyorum Rabbım tekrar razı olsun
  • Üniversite: Kocaeli Üniversitesi

Tebyin MasteR

Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e, âline, ashabına ve ihvânına, Senin razı olacağın şekilde ve onun hakkını eda edecek bir surette salât ve selâm et, bize ve dinimize selâmet ver. Âmin.   Rabbim cümlemizden razı olsun.
  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi

Yardım Sever Hc.

Hadis-i Şerif: "Allah'ım senin izin ve yardımınla sabahladık ve akşamladık. Yine senin izin ve yardımınla yaşar ve ölürüz. Sonunda dönüş yalnız sanadır." (Ebu Davud) hadisi şerif mucibince yaşayan ve Rasullah'ın sünnetlerini fiilen yaşatan ümmetinden Allah razı olsun
  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi

Sahra

Konuların sırası, kısa öz akılda kalıcı cümleler ile hazırlanmış bir özet olmuş.. Özellikle ders tekrarı dinleyenlerin sonrasında bu özetleri okuyarak pekiştirmelerini tavsiye ederim..
  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi

Ayşe oüYılmaz K


Semih Yürük Koü

  • Üniversite: Kocaeli Üniversitesi

Mehmet Enes

Rabbim paylaşım için razı olsun
  • Üniversite: İstanbul Üniversitesi

Sami Yusuf

Emeği geçen herkesten Allah razı olsun.
  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi

Tuba koü

Emeği geçen herkesten Rabbim razı olsun çok güzel olmuş..
  • Üniversite: Kocaeli Üniversitesi

Zeynep İpek Koü

Allah razı olsun.bizlere hakkınız geçiyor ne yapsak ödeyemeyiz.Allah iki dünyadada müakafatınızı fazlasıyla versin inşaALLAH.Sağolun yönetici hocalarım.
  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi

Sevgi

Bilgiler için Allah Razı olsun
  • Üniversite: Hiçbiri

Sevgi

Emeğinize yüreğinize sağlık olsun inşaAllah 🌷
  • Üniversite: Hiçbiri

Esra Altunoğlu koü

Emeği geçen bütün hocalarımızdan Allah razı olsun.Rabbim dünya ve ahiret saadeti nasip etsin inşallah
  • Üniversite: Hiçbiri

Hasan Orhan Koü


Mine Akverdi Koü

Allah razı olsun  rabbim ilminizi artırsın
  • Üniversite: Kocaeli Üniversitesi

Yardım Sever Hc.

"Güneş, ışık ve sıcağından yarar sağlamak için kendisine yalvarılmasını beklemez. Sen de güneş gibi ol, beklenilen iyiliği senden istenilmeden yap."  Epictetos

Çok değerli Ennas hocam ve emeği geçen hocalarıma;
Sizlerde bizlere yarar sağlamak için bizler rica etmeden bu kadar güzel bir hizmeti sundunuz Allah razı olsun.
  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi

Zeki Parlak

Akledip bu bilgileri yazan,yayınlayan din kardeşleriyle paylaşan Ennas hocamız ve hocalarımızdan Rabbim razı olsun...
  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi

Sevgi

Rabbim bizleri herdaim ilim yolunda ilerlemeyi nasip etsin inşaAllah. Emeğinize yüreğinize sağlık olsun hocam
  • Üniversite: Hiçbiri

Müberra Açıkgöz Koü

  • Üniversite: Kocaeli Üniversitesi

Rumeysa Bozkurt Koü

  • Üniversite: Kocaeli Üniversitesi

Melek

  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi
Hizmet , Nimettir...

Selime Kou

  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi

Nihat Bildek Koü

bilgiler son derece faydalı rabbim emeği geçenlerden razı olsun
  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi

Adem GÜR Koü

  • Üniversite: Kocaeli Üniversitesi

Zeynep İpek Koü

Katkısı olan bütün hocalarımın emeğine yüreğine sağlık.
Rabbim dert keder vermesin.
Gönlünüzün güzelliklerini artırsın.
  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi

SedefGöktürkKoü

  • Üniversite: Kocaeli Üniversitesi

Suna öztürk koü

hazırladığınız dökümanların kalitesinden dolayı teşekkür ederim
dualarım sizinle
  • Üniversite: Kocaeli Üniversitesi

Adem GÜR Koü

  • Üniversite: Kocaeli Üniversitesi

Esra Uludağ Kou

ALLAH emeklerinizin karsılıgını ebeden gostersn inşaallah
  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi

Şeyma Payak Koü

Özetler biraz daha kısa olabilir Allah razı olsun emeğinize sağlık
  • Üniversite: Kocaeli Üniversitesi

SedefGöktürkKoü

  • Üniversite: Kocaeli Üniversitesi

Füsun Kılıç

''Hayra vesile olan tüm ekipten Allah razı olsun..
  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi

Yasmin74

  • Üniversite: Kocaeli Üniversitesi

Yasmin74

  • Üniversite: Kocaeli Üniversitesi

Gülzade

Allah ilmimizle amel ettirip kardeşlerimizle de paylaşabilmeyi nasib etsin,bu uğurda ne kadar yarışırsak o kadar çok ahiret heybemiz dolacaktir,hayırda iyilikte yarışmak mümine en çok yakışan ameldir
  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi

Yukarı git