İslam Tarihi-2 12.Ünite Özeti

Başlatan ღ۩ Tebyin ۩ღ, 23 Aralık 2019, 22:11:23

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aşağı git

ღ۩ Tebyin ۩ღ

İslam Tarihi-2 12.Ünite Özeti
ABBASİ DEVLETİ (750-1258)

İsmini Hz. Muhammed'in amcası Abbas b. Abdülmuttalib b. Hâşimden alan bu hanedana ilk atalarına nisbetle "Hâşimîler" de denilmektedir.
Abbâsîler'in iktidara geldikleri 750 yılı, İslâm tarihinin en önemli dönüm noktalarından birini teşkil etmiştir. Abbâsîler'in iktidara gelmesi, Emevî idaresinden memnun olmayan grupların lider kadrolarının temsil ettiği ve öncülüğünü yaptığı yoğun bir propaganda ve teşkilâtlanan büyük bir kitlenin faaliyeti neticesinde mümkün olmuştur. Emevî halifelerinin bir asır kadar devam eden idarelerinde benimsedikleri siyasî görüşler ve yaptıkları uygulamalar, geniş bir sahaya yayılmış bulunan İslâm toplumu içinde çeşitli gayri memnun unsurların ortaya çıkmasına ve sonunda Emevî hanedanının yıkılmasına yol açmıştır.
 
Abbasi Devleti'ni yaklaşık tarihler vererek dört dönem üzerinden tasnif ederek izah edebiliriz:
1. İKTİDAR YILLARI (GÜÇLÜ HALİFELER) (750-850)
2. GÜÇLÜ KOMUTANLAR DÖNEMİ (850-900)
3. EMİRU'L-ÜMERALIK DÖNEMİ (900-950)
4. HANEDANLIKLAR DÖNEMİ (950-1258)
a) Büveyhiler Dönemi (950-1040)
b) Selçuklular Dönemi (1040-1258)
 Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com
1. İKTİDAR YILLARI (GÜÇLÜ HALİFELER) (750-850)
Abbasî İhtilalinin Oluşum Süreci (718-750)

Abbasîler daha harekete geçmeden önce Horasan'da kuvvetli bir güç olan Şiîler faaliyet halinde idiler. Şiiler Hz. Muhammed'in ailesinden birinin halife olmasını istiyorlardı. Bu devirde Şiîler'in büyük bir kısmı Hz. Ali'nin oğlu Muhammed b. Hanefıyye'nin oğlu Ebû Hâşim'in etrafında toplanmıştı. Ebû Hâşim ikametgâhını Humeyme'ye nakletti ve Abbasîler ile temasa geçti. Hatta bir rivayete göre, 98 (716-17) yılında vefatı sırasında imameti Muhammed b. Ali b. Abdullah'a vasiyet etmişti. Böylece Abbasîler daha başlangıçta Şiîler'in desteğini sağlamış oldular.
Abbasî propagandası ve yer altı faaliyetlerinin merkezi Küfe olup bu faaliyetleri yürüten teşkilât 718 yılında kurulmuştu. Kaynaklar ilk Önce Arap'tan Arap'a yapılan propagandanın başladığı tarihi 100 (718) yılı olarak vermektedirler. Ancak bu konuda kesin bir şey söylemek oldukça güçtür. Zaten ilk faaliyetler hakkında verilen bilgiler de karışıktır. İlk zamanlar Abbasî taraftarları ağır darbeler yemişler, fakat faaliyetlerinden vazgeçmemişlerdir. Abbasî hareketini on iki nakîb* ve bunlara bağlı yetmiş dâî* büyük bir gizlilik içinde yürütüyordu.
Abbasî İhtilalinin Horasan'dan başlatılması
Horasan'da ilk başarılı adımları atan Hidaş adlı bir propagandacıdır. Aşırı fikirlere sahip olan Hidaş, etrafına kısa sürede kalabalık bir grup topladı. Merv'deki Şiîler de ona katıldılar. Hidaş başlangıçta bazı başarılar kazanmasına rağmen 736 yılında yakalanarak idam edildi. Aynı yıl, Hidaş'ın isyanından önce Abbasî ailesinden Ali b. Abdullah b. Abbas ölmüş, yerine oğlu Muhammed b. Ali geçmişti. Muhammed, Abbasî hareketinin kuvvetlenmesinde babasından çok daha fazla gayret sarfetti. Muhammed Hidaş'ı tanımadı ve bütün kötülükleri onun sırtına yükleyerek davayı ayakta tutmasını bildi. Abbasî nakîb ve dâfleri kendilerini bir iktidar isteklisi olmaktan çok, Allah tarafından istenilen değişikliğin aracıları olarak tanıtıyorlardı. İleri sürdükleri dava, hakkın haksızlığa karşı yaptığı mücadele idi. Biat kendileri için değil, ileride Peygamber ailesinden, üzerinde sonradan ittifak edilecek bir şahıs adına alınıyordu.
Ebu Müslim'in Horasan'a gönderilmesi ile açıktan Abbasi daveti başladı.
Ebu Müslim, kendisine katılanlardan: "Allah'ın Kitabına, Resulünün Sünnetine uymak ve Rasulullah'ın Ehl-i Beyt'ine razı olmak üzere biat ediyorum," sözüyle biat aldı. Bir gecede 60 köyün halkı onun safına katıldı. Ebu Müslim, kendi taraftarlarına Emevilerin kendilerine saldırmaları durumunda kendilerini savunmalarını ve "Allah'ın düşmanlarıyla savaşmalarını" emretti. Ebu Müslim, teşekkül ettirdiği ordusuyla önce Merv'i ele geçirdi. Ardından Horasan şehirleri bir bir Abbasi kuvvetlerine teslim oldu. Bir taraftan Abbasî orduları Emevi ordularını mağlup ederken diğer yandan İmam İbrahim, Mervan tarafından tutuklanarak öldürüldü. (749). İbrahim ölmeden önce yerine kardeşi Ebu'l-Abbas'ın geçmesini ve Humeyme'den Kûfe'ye yönelmesini vasiyet etti. Ebu'l-Abbas, ağabeyinin tavsiyesine uyarak Kûfe'ye yöneldiği esnada Abbasî daîlerinin Kûfe'deki temsilcisi Ebu Seleme'ye «âl-i Muhammedin veziri» sıfatıyla biat ediliyordu.

Abbasi hilafetinin ilk dönemi (749-833)
Ebu'l-Abbas Seffâh (749-754)

14 Rebiulevvel 132 / 31 Ekim 749 Cuma günü Ebu'l-Abbas, devlet başkanı sıfatıyla Kûfe Ulu Camii'nde halka hitap etti ve halktan biat aldı. 718'de Muhammed b. Ali önderliğinde başlatılan Abbasî ihtilali 749'da Ebu'l-Abbas'ın halifeliğini ilanı ile başarıya ulaştı. Mevalinin ve Ehl-i Beyt taraftarlarının desteği bu başarının en önemli unsurlarıdır. Bu ihtilalin asıl kahramanı ise Ebu Müslim Horasanî'dir.
Ebu'-Abbas Seffah, iktidarı ele geçirdikten sonra bütün valiliklere kendi akrabalarını atayarak bir hanedan meydana getirdi. Abbasiler, iktidarda Alioğullarına yer vermeyerek onları hayal kırıklığına uğrattı. Kûfe'de Abbasî Devleti ilan edilirken Emevilerle mücadele, onların Zap Suyu kıyısında yenilgiye uğratılıp Mervan b. Muhammed'in Mısır'da yakalanıp öldürülmesine kadar devam etti. Ebu'l-Abbas, yönetim merkezini daha sonra Kûfe'den Haşimiye'ye oradan da Enbar'a taşıdı.
Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com
Seffah Dönemi İsyanları
1. Emevi Taraftarlarının (Suriye- Cezire) İsyanı (751): Abbasilere karşı ilk Emevi isyanıdır. Abbasiler, Emevileri ve onlardan yana olanları yok etme mücadelesi verdiklerinden Suriye ve Cezire bölgesindeki Emevi taraftarı Araplar, Abbasi yönetimini tanımadıklarını ilan ederek Emevilerin son halifesi Mervan'ın komutanlarından Ebu'l-Verd liderliğinde isyan ettiler. İsyancılar, Süfyanîlerden olan Ebu Muhammed es-Süfyanî'yi halife ilan ederek Kınnesrin yakınlarında direnişe geçti ise de isyan, Abbasî Devleti'nin Şam valisi olan Abdullah b. Ali tarafından bastırıldı. Ebu'l-Verd ile Ebu Muhammed öldürüldü. Çok sayıda taraftarları da öldürülerek isyan sona erdirildi.
2. Cezire Arapları - Harran isyanı: 751 yılında Cezire arapları yine isyan ettiler. Seffah'ın kardeşi Ebu Cafer komutasındaki ordu Harran üzerine yürüyerek isyancıları dağıtmak istedi. Bu defa isyancılar Samsat'a çekildiler. Yedi ay süren kuşatma sonucunda isyancılar teslim oldu. Bu isyana karşı elde ettiği başarı sonucunda Ebu Cafer, Cezire ve Azerbaycan valiliğine tayin edildi.
Kuzey Afrika'da Berberiler, Basra ve Uman çevresinde Hariciler isyan ettiler. İran'da ve Sind bölgesinde de isyanlar vuku buldu. Meydana gelen bütün isyanlar Abbasi orduları tarafından bastırıldı. Seffah dönemindeki isyanların bastırılmasında en çok Ebu Müslim Horasanî'nin yararlıkları görüldü.

Ebu Cafer Mansur (754- 775)
Ebu Ca'fer el-Mansur (d. 714- ö 775) Humeyme'de dünyaya geldi. İyi bir eğitim alarak yetişti. Abbasi ihtilalinde ve Seffah dönemi idaresinde çok etkili oldu. Abbasi iktidarının güçlenmesinde de önemli rol oynadı. Seffah, onu sağlığında veliaht tayin etti. Seffah döneminde isyanları bastırmak hususunda başarılı oldu. el-Cezire ve İrminiye valiliği yaptı. 754 yılında Seffah ölünce halife olarak biat aldı. İktidara geldikten sonra Mansur, kendisine karşı Şam'da isyan eden amcası Abdullah b. Ali'yi, Ebu Müslim komutasındaki bir ordu ile bertaraf etti. Sonra da kendisi Ebu Müslim'i öldürttü. 755 yılında Ebu Müslim'i öldürttü. Bu olay üzerine Horasan'da çok sayıda isyan ve karışıklık çıktı.
Ehl-i Beyt'ten olan Muhammed b. Abdullah en-Nefsü'z-Zekiyye'nin 762 yılında Abbasilere karşı başlattığı isyan hareketi başarılı olamadı. Halife Mansur ile Muhammed Nefsü'z-Zekiye arasında geçen mektuplaşma da Muhammed; « ... Taraftarlarımızla birlikte ortaya çıktınız ve bizim üstünlüğümüzle bu nimete erdiniz. Babamız Ali vasi ve imamdı. O halde onun çocukları sağ iken siz nasıl ona varis oldunuz? İslam'da Rasulullah'ın Fatıma'nın çocukları siz değil, biziz ...» diyerek isyanının esas sebebini açıklamıştır.
Mansur ise Muhammed'e verdiği cevapta: «... siz onun kızının oğullarısınız. Bu da yakın bir akrabalıktır. Ancak o, miras hakkına bütünüyle sahip olamadığı gibi velayet hakkına da bütünüyle mirasçı olamaz. Onun imameti de caiz değildir. Bu durumda bir kadın vasıtasıyla nasıl mirasçı olunur?» diyerek ve başka mektuplarla da soy ve asaletin kaynağı olarak erkek olmayı öne çıkararak hilafetin Abbasilerin hakkı olduğunu iddia etmiştir. Abbasilerin uydurması bir rivayete göre Hz. Muhammed (s.a.v.) amcası Abbas'a, halifeliğin onun çocuklarına geçeceğine dair müjde bile vermişti.
Abbasiler iktidara gelince başkenti Şam'dan Irak'a taşıdılar. Halife Mansur'un 762'de yapımına başlayıp dört senede tamamladığı Bağdat şehri Abbasî Devleti'nin yıkılışına kadar başkent olmuştur. Buna göre Abbasilerin başkentleri: Kûfe- Haşimiye- Enbar ve Bağdat şeklinde olmuştur. İlk üçü Seffah zamanındadır. Merkezi kontrolü sağlamak için devletin siyasetini bizzat kendisi takip etmiştir. Vergi memurlarına adil davranmalarını tembih etmiştir. Berid teşkilatına özel önem vermiştir. Mansur, hiçbir zaman vezirlerinin nüfuzu altına girmemiştir.

Ebu Cafer Mansur Döneminde İlmî Faaliyetler
Mansur döneminde ilmi ve kültürel faaliyetler yoğunluk kazanmıştır. Sanskritçe, Süryanice, Kıptice ve Yunanca'dan çeşitli eserler Arapça'ya tercüme edilmiştir. Bu dönemde hadis, fıkıh, tefsir gibi ilimler bağımsız birer bilim dalı haline gelmiştir. Tedvin ve tasnif faaliyetleri hız kazanmıştır. İbn İshak, meşhur كتاب المبدا والمبعث والمبعث والمغازي adlı eserini Mansur'un isteği üzerine yazmıştır. Ayrıca nahiv, aruz ve Arap diline dair çeşitli eserler kaleme alınmıştır. Akli ve nakli ilimlerde büyük bir gelişme olmuş, bu alanlarda çok sayıda alim yetişmiştir.

Ebu Cafer Mansur Döneminde İmar Faaliyetleri
Mansur imar faaliyetleriyle de yakından ilgilenmiş, Dicle kıyısında, Sâsânî İmparatorluğumun eski başşehri Medâin harabeleri yakınında bulunan Bağdat'ı kurarak başkent yapmıştı. Resmî adı Medînetüsselâm olmasına rağmen burası, aynı yerde bulunan eski bir İran köyünün adıyla Diyarı bağdâd olarak tanınmıştır. Hilâfet merkezinin değişmesinin önemli sonuçları olmuştur. Bu değişiklikle idarenin ağırlık merkezi, bir Akdeniz ülkesi olan Suriye'den, sulanabilen zengin bir vadi ve birçok ticaret yollarının kavşağı olan Irak'a geçmiş, böylece Bizans yerine İran'ın tesiri yoğunluk kazanmıştır.
Bağdat'tan sonra Haşimiye ve Rafika adlı şehirleri de o kurdurmuştur. Türkler, Mansur döneminden itibaren İslam dünyasına nüfuz etmeye başlamışlardır. Bizans sınırında yer alan Sugur ve Avasım bölgelerinde Türk askerleri de istihdam edilmiştir.
Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com
Ebu Cafer Mansur Dönemi İsyanları
1. Horasan Bölgesi (İranlıların) İsyanı (755): Abbasi ihtilaline destek veren İranlılar, Horasan'ın daha önce olduğu gibi otonom bir bölge olarak idaresinin devamını istedilerse de Abbasi yönetimi bunu kabul etmedi. Abbasi yönetimi, merkeziyetçi ve otoriter bir yönetimi tercih ettiğinden bu durum Horasanlılar üzerinde olumsuz bir etki yaptı. Sonunda otonom bölge vaadini yerine getirmeyen Abbasi yönetimine karşı ciddi bir muhalefet oluştu. Özellikle de Ebu Müslim Horasanî'nin öldürülmesi üzerine Horasanlılar arasında muhalefetin şiddeti arttı. Ebu Müslim taraftarları isyan ettiler.
2. Sunbaz İsyanı (755): Horasan'daki isyanın liderliğini sapık inanç ve fikirleriyle ünlenmiş bir Mecusi olan Sunbaz yapmıştır. İsyanın sebeplerinden biri de Ebu Müslim'in intikamını almaktır. Bundan başka Arapları Horasan'dan çıkarma, eski İran dinlerini yeniden canlandırma ve Kâbe'yi yağmalama hedefi de vardır. Sunbaz'ın İslam karşıtı propagandası kendine çok taraftar buldu. Mansur'un gönderdiği ordular, Sunbaz'ı ortadan kaldırmıştır (755).
3. İshak et-Türkî'nin (Mâveraünnehir) İsyanı (755-757): 755 sonlarında İshak et-Türkî'nin başlattığı Maveraünnehir bölgesindeki isyan Abbasi ordularınca 757 başlarında bastırılarak isyanın lideri öldürülmüş, taraftarları ortadan kaldırılarak bölgede Abbasî otoritesi sağlanmıştır.
4. Ravendiye Mezhebi Mensuplarının İsyanı (758): Ruhların göçüne inanan Ravendiye mezhebi mensupları halife Mansur'a tanrısal güç atfediyorlardı. Bunlar 758'de grup halinde başkent Haşimiye'ye gelerek halife Mansur'u "tanrı" ilan etmişlerdir. Buna halife çok sert tepki göstererek onların bir kısmını hapsetmiştir.

Muhammed Mehdî (775-785)
744 yılında dünyaya gelen Mehdi'yi babası Mansur, bilgili ve kültürlü bir devlet adamı olarak yetiştirdi. 775 yılında babasının vefatından sonra tahta geçen Mehdi, babasından siyasî ve ekonomik yönden problemsiz bir devlet devraldı. Mehdi de kendi siyasî birikimini kullanarak devleti iyi idare etti. Bu sayede onun döneminde devlet normalleşme dönemine girdi. Mehdi döneminde Abbas b. Abdülmuttalib, resmi Abbasî propagandasının eksenini oluşturdu. Hz. Abbas'ın, imam olduğu ve imametin ondan çocuklarına geçtiği iddialarına paralel olarak itikadi mezhepler oluştu.
Diğer taraftan Mehdi, Alioğulları ile iyi ilişkiler geliştirerek genel bir af çerçevesinde onların hapiste olanlarını serbest bıraktı. Ehl-i Beyt'ten Hasan b. İbrahim'e Hicaz'daki Savafî bölgesinden araziler tahsis etti. Onların taraftarlarından Medine'den getirttiği 500 kişiden özel bir muhafız birliği kurdu.
Valilerin ve bürokratların halka karşı davranışları ile ilgili bilgi aktaracak emin kişiler görevlendirdi. İdarecileri yargılayacak yüksek mahkemeler kurdu. Devletle halk arasında sıcak ilişkiler geliştirdi. Ticaretin gelişmesi îçin yollara kervansaraylar yaptırdı. Haksızlıkları gidermeye çalıştı. Cana kıymaktan kaçındı. Korkanlara güvence verdi. Zulme uğrayanlara adaletle muamele ederek adaletin tecelli etmesi için çalıştı. Halk ile ilgili tüm işlerde cömert davrandı. Mehdi döneminde Bizans ile büyük mücadeleler yaşandı. Bizans'a karşı düzenlenen seferlerle İstanbul'a kadar ulaşılarak Kadıköy fethedildi. Bizans, ağır bir vergiye bağlandı. Mehdi, Mescid-i Haram'ı, Mescid-i Nebi'yi, Mescid-i Aksa'yı ve Basra Cami'i'ni genişletti. Irak, Hicaz arasındaki Hac yollarının bakım ve güvenliğini sağladı, konaklama ve su ihtiyaçlarını temin etti.
Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com
Musa Hâdî (785-786)
764'te doğan Hâdî, Mehdi'nin oğludur. Annesi Hayzûrân'dır. 785'te babası Mehdi'nin vefatından sonra halife olarak Hâdî'ye biat edildi. Mûsâ, Hâdî lakabıyla halife ilân edildi. Hâdî döneminin en önemli olaylarından biri, Alioğullarından Hüseyin b. Ali'nin Medine'de başlattığı isyandır. Hz. Hasan'ın torunlarından olan Hüseyin b. Ali, Abbasilere karşı Medine'de bir isyan başlattı. Mescid-i Nebevî'de toplanan halktan biat aldı. Daha sonra hac münasebetiyle gelen toplulukları da kendi saflarına katmak amacıyla Mekke'ye hareket etti. Bunun üzerine Hâdî, hac için Mekke'de bulunan Abbâsî ileri gelenlerine bütün kuvvetlerini toplayarak onların üzerine yürümelerini emretti.
Mekke yakınlarındaki Fah savaşında Hüseyin yenildi ve çok sayıda taraftarıyla birlikte hayatını kaybetti (8 Zilhicce 169/11 Haziran 786). Bu savaştan sağ kurtulan Hüseyin'in dayısı İdrîs b. Abdullah, Fas'a kaçmış ve orada İdrîsîler devletini kurmuştur. Hareketin bastırılmasından sonra Ali evlâdına karşı yapılan zulüm ve baskılar arttırıldı. Gizlenip saklananların evleri yakılıp yıkıldı, malları müsâdere edildi. Kûfe'deki Ali evlâdı ve taraftarlarına da baskı uygulandı. Şiîler bu hadiseyi Kerbelâ Vak'ası'ndan sonra en acıklı olay ve bir matem günü olarak kabul ederler.
Hâdî ile annesi arasında iktidar mücadelesi baştan beri vardı. Hâdî'nin kardeşi Harun'u veliahtlıktan vazgeçirme ısrarı, annesinin ona karşı çıkması ve devlet yönetimine karışması anne- oğulu birbirine düşürdü. Hâdî, annesini zehirletmek için ona zehirli yemekler göndermiş ise de onu ortadan kaldıramamıştır. Annesi Hayzuran da onun kardeşi Harun'u hapse attırması dolayısı ile onu ortadan kaldırma planları yapmıştır. Hâdî'nin hasta olduğu bir anda annesi, bakıcı cariye ile anlaşarak cariyenin onu nefessiz bırakarak öldürmesini sağlamıştır (786). Hâdi'nin saltanatı bir sene sürmüştür.

Harun Reşid (786-809)
766'te Rey'de doğdu. Mehdi'nin oğludur. Abbasi sarayında dinî ve siyasî alanlarda özel hocalardan dersler aldı. Yahya el-Bermekî ona siyasî alanda hocalık yaptı. İmam Malik'ten hadis ve fıkıh dersleri aldı. Kur'an ve tefsir alanında da kendini iyi yetiştirdi. 786'da ölen Musa Hâdî'nin yerine Abbasi halifesi oldu. Biat aldıktan sonra ilk icraatı, Yahya el- Bermekî'yi kendisine vezir yapmak oldu. Devlet işlerinde annesi Hayzuran'a da danışılmasını isteyerek annesinin itibarını iade etti.
Harun Reşid dönemi, Abbasi Devleti'nin en geniş coğrafi sınırlara sahip olduğu ve içeride huzur ve güven ortamının oluştuğu bir dönemdir. Onun döneminde sarayda alimlere ve sanat erbabına büyük önem verilmiştir. Kültürel alanda önemli gelişmeler sağlanmıştır. Ticari alanda da gelişmeler olmuş, Bağdat, bu dönemde dünyanın en görkemli şehri, ticaret merkezi ve uluslararası bir Pazar yeri olmuştur. Halk maddi açıdan müreffeh, sosyal açıdan güvenli bir hayat yaşamıştır. Bu dönemde isyan hareketlerine de rastlanmıştır. Kaysî- Kelbî çatışması Suriye bölgesinde yeniden alevlenmiştir. Kabileler arası mücadelenin tehlike boyutlarına gelmesiyle halife onların üzerine ordular göndererek onları bertaraf etmiştir. Harun Reşid döneminde isyanlar daha çok Alioğulları taraftarlarından gelmiştir. Aslında Harun Reşid, baştan itibaren Alioğulları ile barış içinde bir iktidar sergilemek istemiştir. Gerek Hadi dönemindeki Fahl savaşından kurtulanların Horasan taraflarında kendilerine destek bulmaları, gerekse onların iktidar hakkını kendilerinde bulmaları onların isyanlarının devam etmesine sebebiyet vermiştir.
Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com
Bermekilerin Tasfiyesi
Başlangıçtan beri yönetimde etkin olan ve önemli devlet kademelerinde görev alan adeta gölge halife konumunda olan İran kökenli Şiî bir aile olan Bermekiler, Harun Reşid döneminde daha da etkilidirler. Büyük babaları Halit Bermekî, Budist bir aileden iken Kuteybe b. Müslim'in valiliği döneminde Müslüman olmuş, Abbasî ihtilali boyunca da Ebu Müslim Horasanî ile birlikte faaliyette bulunmuştur. Halit, oğlu Yahya'nın iyi yetişmesine gayret sarfetti. Yahya, sarayda Harun Reşid'e hocalık yaparak onun yetişmesine katkıda bulundu. Bundan dolayı Harun Reşid, halife olunca onu geniş yetkilerle vezir tayin etti. Yahya ile oğulları Ca'fer ve Fazl devlet yönetiminde çok etkili ve yetkili oldular. Bu yetkiler vezirlik, divan başkanlıkları ve valilikler şeklindedir. Yahya, bürokrat atamalarına da müdahale edebilecek kadar yetkili oldu. Anlaşılmayan bir şekilde Harun Reşid döneminde Bermekî ailesinin ileri gelenleri (Yahya ve oğulları) ortadan kaldırılarak onların Abbasi idaresindeki etkileri sona erdirildi.

Muhammed Emin (809-813)
Harun Reşid, henüz hayattayken oğulları önce Emin ve Me'mun ve Kasım'ı sırasıyla veliaht tayin etmişti. Horasan'a Me'mun'u, Arap yarımadasına Kasım'ı ve Irak'a da Emin'i vali tayin ederek bu kararını fiilen uygulamaya koymuştu. Harun Reşid (ö. 809) vefat edince oğlu Emin (809-813) halife oldu. Me'mun kardeşi Emin'e biat etmekle beraber ordusu ile birlikte Horasan'da kalmayı tercih etmiştir. Halifelik görevini üstlenen Emin, veziri Fazl b. Rebiin telkiniyle 810 yılında Me'mun'u veliahtlıktan azletti. Emin'in Me'mun'u veliahtlıktan azletmesi iki kardeş arasında iktidar çekişmesini kaçınılmaz hale getirdi. Emin'i arap unsuru (Abbasi- Haşimi ittifakı), Me'mun'u Fars unsuru (Fars- Şii ittifakı) destekliyordu. Kim hangi bölgenin valiliğini yaptıysa o bölge insanı kendi valisini destekliyordu. Me'mun'u İran- Horasan halkı, Emin'i Irak halkı destekliyordu. Emin, Me'mun'un durumunu zayıflatmak için onun adını hutbelerden kaldırdı. Onun yerine oğlu Musa'ya hutbelerde dua edilmesini emretti. Çatışma kaçınılmaz hal alınca Me'mun'un ordusuyla Emin'in ordusu Celûla'da karşı karşıya geldi. Emin'in komutanı öldürüldü ve onun ordusu mağlup oldu. Bağdat'a kadar ulaşan Me'mun'un orduları yaklaşık bir yıl süren Bağdat kuşatması sonunda Emin'i yakalayıp idam ettiler. Kesik başını Me'mun'a gönderdiler. Emin ölünce bütün ülke Me'mun'un halifeliği üzerinde ittifak etti (813).

Me'mun (813-833)
Harun Reşid'in oğlu olan Me'mun, Kur'an'ı hıfzetmiş, çok sayıda hadis ezberlemiş, döneminin âlimlerinden ders almış ilmî bakımdan iyi bir seviyeye gelmiş biri idi. Arap dili belağatına sahip idi. Cafer b. Yahya el-Bermekî'den ve Fazl b. Sehl gibi önemli devlet ricalinden yönetim sanatını öğrenmişti. Me'mun, devlet adamlığı ciddiyeti bakımından babasına benzemektedir. 27 yaşında çok genç yaşta tahta oturan Me'mun, siyaset alanında Cafer b. Yahya el- Bermekî ile Fazl b. Sehl'den ders almıştır. Onun siyaset alanındaki hocası olan Fazl b. Sehl, iktidarı döneminde çok yetkili veziri ve danışmanı olmuştur.
Fazl, Me'mun'un Merv'i devlet merkezi yapmasını sağladı. Gayrıarap unsurların devlet yönetiminde etkili olduğu bu dönemde, Arapların yoğun olduğu eyaletlerde yönetime karşı isyanlar baş gösterdi. Bu arada Ehl-i Beyt taraftarlarının başkaldırıları gerçekleşmiş, halifelik bile ilan eden olmuştur. Ancak Halife Me'mun politika değişikliği yaparak Alioğullarına yakınlaşmaya çalıştı. Bu konuda samimi olduğunu göstermek için de Abbasileri kızdıracak radikal bir çıkış yaparak Alioğullarından Ali Rıza b. Musa Kazım'ı veliaht tayin etti (817). Ali Rıza b. Musa'nın bir yıl sonra şüpheli ölümü bu girişimi başarısızlığa uğrattı. Bundan sonra Me'mun, Şiâ yanlısı bir politikadan vazgeçmemekle birlikte Alioğullarından yeni bir veliaht tayin etmedi. Me'mun'un başkenti Merv'e taşıması ve Alioğullarından veliaht tayin etmesi, Abbasi hanedanı mensupları ile Bağdat ileri gelenlerini rahatsız etti. Bunun üzerine Bağdat'ta yine hanedandan olan İbrahim b. Mehdî halife ilan edildi. Aynı anda ülkede iki Abbasî halifesi olunca ülkede asayiş bozuldu. Babek isyanı bu kaos ortamında meydana geldi. Daha başka isyanlar da vuku buldu.
Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com
Me'mun'un İç ve Dış Politikası
İbrahim b. Mehdî'nin Bağdat'ta halife ilan edilmesi, Me'mun'u Bağdat'a gitme kararı almaya mecbur etti. Bu esnada Me'mun'un en büyük siyasî destekçisi-veziri Fazl b. Sehl öldürüldü.
Me'mun tahta geçince Bizans İmparatoru Theopilos, ona hocasını göndermiş, onu tebrik etmişti. Ona karşılık Me'mun da bir heyet göndererek karşılık vermişti. Me'mun ile Theopilos arasında esirler konusunda yazışmalar olmuştur. Bunun sonucunda esir takası gerçekleşmiştir. 813 yılında tahta çıkan Me'mun, 830 yılına kadar Bizans ile iyi ilişkilerini devam ettirmiştir. 830 yılında anlaşılmaz bir şekilde bir anda araları bozulmuştur. Me'mun, Bizans topraklarına özellikle de Anadolu topraklarına akınlar gerçekleştirmeye başlamıştır. «Anadolu gazaları» adı verilen bu askeri seferler vefat ettiği 833 yılına kadar devam etmiştir.
Araplara ve İranlılara karşı güveni sarsılan Me'mun çevresini güvenilir insanlardan oluşan bir ordu ile korumaya almak istemektedir. Bu nedenle ilk etapta 10 bin civarında Türk'ü orduya almıştır. Bu şekilde Türkler, Abbasi ordusunda ve yönetiminde yer almaya başlamışlardır. Me'mun'un Türklere iktidarda ve orduda yer vermesiyle ki bu ilk askerler arasında komutanların en tanınmışlarından biri şüphesiz ki Afşin'dir.

Me'mun Niçin Türkleri Orduya Almıştır?
a. Arap -Fars askerlerin yeni fetihlere isteksiz olmaları ve fethedilen yerleri korumaktan aciz olmaları.
b. Abbasî Hanedanının dünyevileşmesi - Eğlence, müzik, ziynet gibi şeylere düşkünlük göstermeleri,
c. Halifeyi ve devleti koruyacak, siyasî entrikalara dalmayacak, sultana itaat edecek ve gerektiğinde seve seve cihada gidip yeni beldeler fethedebilecek tek kesimin Türkler olması.

Me'mun'un İlim ve Bilime Hizmetleri
Me'mun, Abbasi halifeleri içinde ilme en çok önem verenlerden biri idi. Mansur döneminde başlayan Yunanca felsefî eserlerin Süryanice'ye çevrilen eserler Me'mun döneminde Arapça'ya çevrilmiştir. Ayrıca Yunanca'dan Arapça'ya birçok bilimsel eser tercüme edilerek Bağdat, Batı ile Doğu'yu kültürel olarak buluşturan bir ilim ve kültür merkezi olmuştur. Me'mun döneminde dil, edebiyat, felsefe ve müspet ilim alanlarında faaliyetler gerçekleştirilmiştir. İslam Tarih ve medeniyetinin ilk kaynaklarını yazan alimler bu dönemde yetişmiştir.
Bu alimlerin en kıymetlileri; «Siyret-u İbn Hişam»'ı yazan Abdulmelik b. Hişam; «Tabakat»'ı yazan İbn Sa'd, «Kitabu'l-Meğazî» ve «Futûhu'ş-Şam» kitaplarını yazan Vakıdî, Kindî, Harizmî ve Allaf gibi yüksek değerli alimler onun döneminde yetişerek İslam tarihi boyunca İslam toplumlarına kaynak olan eserler vücuda getirmişlerdir. Me'mun, Beytu'l-Hikme' (ilim araştırma ve tercüme merkezi) yi; zengin bir kütüphaneyi ve rasathaneyi kurmuştur.
Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com
Abbasi Devletine Karşı İsyanlar
Babek İsyanı: 816'da Bezz şehrinde Hürremiler'den olan Babek'in daha önceki lider Cavidan'ın ruhunun kendisine intikal ettiği iddiasıyla ortaya çıkan bir isyandır. Nitekim Me'mun döneminde bastırılamayan Bâbek isyanına ancak Mu'tasım döneminde son verilebilmiştir.
Alioğulları İsyanları: Mansur döneminde Alioğulları adına başlatılan ve daha sonra çok defa denenen isyanlar maalesef başarılı olamamıştır. Abbasiler, Alioğullarına karşı genelde acımasızca davranıp onları kılıçtan geçirmişlerdir.
Taberistan Valisi Mâzyar b. Karin İsyanı (840):
Zenc İsyanı (883): Afrika'dan Irak bölgesine getirilen zenci kölelerin Alioğullarını destek amacıyla çıkardığı isyandır. Irak bölgesinde etkili olmuştur.
Saffarîler - Samanoğulları: Doğu İran'da Sîstan bölgesinde hüküm süren bir İslâm hânedanı (861-1003). Abbasi hilafetinin onayı ile yarı bağımsız bir devlet. Bazen Abbasilerle de savaşıyor.
Tolunoğulları (868-905) : Mısır ve Suriye'de bir Ahmed b. Tolun adlı bir Türk tarafından kurulan ve Abbasi halifeliğine bağlı olarak hüküm süren bir hanedan devlet. Abbasi ve Bizans kuvvetleriyle zaman zaman karşı karşıya gelmiştir. Abbasi Devleti ile antlaşmalar yapmış, halifeye bağlılık göstermiştir. Ahmed b. Tolun'un vefatından bir müddet sonra taht kavgaları ve komutanlar arasındaki ihtilaflar devletin sonunu getirmiştir.

TEBN MASTER İTAM  
KONULARLA ÖĞRENİM  YÖNTEMİ

Kaynak: Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi ( İzinsiz almak bu emeğin rızasını ihlal etmektir.)
Çalışmalar Tebyin.com üzerinden 7 / 24 faydalanmak isteyenlere açıktır. 

Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesine yönlendirebilirsiniz.
Paylaşımlarımızın sitemiz dışında yayınlanmasını uygun değildir. Hak ihlali yapmamanızı tavsiye ederiz...
Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com
Ey kardeşim ; Selam ve Esenlik üzerine olsun...
Takdir , Teşekkür ve Dua etmek erdemli olmanın gereğidir. Haset etmek yerine Gıbta etmek kardeşliğin ve inancın gereğidir.

Haset sahibini zehirler , hasidi bitirir. Müslümanın inanan kardeşine hüsnü halde bulunması gereklidir. Güzel kardeşim içindeki benden kurtulmak için hasidi ve zannı terket güzel kardeşim. Takdir  , Teşekkür ve Dua etmek saadet sahibi insanların ahlakıdır. Övgü ve yergi acizlerin halidir. Bir kulun iyiliğini gördüyseniz , faydasına erdiyseniz 
ona ya misliyle cevap veriniz yada nankörlük etmeyiniz... Biz kul makamındaki kimsenin övgüsüyle övünemeyecek, yergisiyle yerilmeyecek kadar düstürluyuz 
bi iznillah. Bizler her kardeşimizi  Allah için sevmekteyiz.

TEBN MASTER İTAM  
KONULARLA ÖĞRENİM  YÖNTEMİ

Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com

Kaynak: https://www.tebyin.com/index.php?topic=3556.0

  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi
'' Onların çoğu ancak zannın ardından gider. Oysa zan, hak namına hiçbir şeyin yerini tutmaz. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilendir.'' Yûnus Suresi 36. Ayet

O size istediğiniz her şeyi verdi. Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız başa çıkamazsınız. Şu bir gerçek ki insanoğlu çok zalim, çok nankördür!

Aslı Buyuk

  • Üniversite: Hiçbiri

Yukarı git