İslam Tarihi-2 14.Ünite Özeti

Başlatan ღ۩ Tebyin ۩ღ, 18 Aralık 2019, 17:08:43

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aşağı git

ღ۩ Tebyin ۩ღ

İslam Tarihi-2 14.Ünite Özeti

Hanedanlıklar Dönemi
Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com
a. Büveyhiler Dönemi(950-1040)

Abbasi hilafeti için kötü bir gelişme, Büveyhiler in Bağdat'ı işgal etmeleri olmuştur . İranlı ve şiî bir haneden olan Büveyhiler 9. yüzyılın ortalarına doğru Fars, Hûzistan, Kirman ve Cibâl bölgelerinde hakimiyet kurmuşlardır. Abbasi halifesi müstekfî, Büveyhi lilerden Muizzüddevle Ahmede emîr'ül- ümerâlık payesi vermek zorunda kaldı. Böylece Abbasi hilafeti şiî bir hanedanın baskısı altında kalmak zorunda kaldı. Büveyhîlerin bağdat'a hakim oldukları bir asırdan fazla zaman içinde halifeler onların kuklaları durumuna düşmüşlerdir. Artık Bağdat islam dünyasının bir merkezi olmaktan çıkmıştı. 11.yüzyılın ortalarında büveyhîler güçlerini kaybettiler. Bu dönemde Arslan el- Besâsîrî Bağdat'a hakim olarak hutbeyi Fatimî halifesi adına okutmaya başladı.
 
Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com
 b. Selçuklular Dönemi (1040-1258)
 
 Abbasi hilafetinin resmen ortadan kaldırılmaya teşebbüs edildiği bu sıralarda iran'da yeni bir güç ortaya çıkmıştı. Bu güç, Sünnî inancı benimsemiş olan Selçuklular idi. Arslan el-besâsîrî nin  hutbeyi Fatımî halîfesi adına okutması Selçukluları harekete geçirdi.
 Selçuklu sultanı Tuğrul bey,1055 yılında bağdatı Arslan el besâsîrî den kurtararak halifeye dini itibarını iade etti. yarım asır kadar halifeler, Selçukluların siyasi hakimiyetleri altında varlıklarını devam ettirdiler. Selçuklular yalnız bağdat'ı değil, bütün ırak ve Suriye'de Fatımî tehlikesinden kurtardılar. Aynı zamanda, Bağdat olmak üzere başlıca büyük şehirlerde medreseler kurarak Fikrî bakımdan da şiîlere karşı harekete geçtiler. 1194 te Irak Selçuklu sultanı Tuğrul, hârizmşah tekiş'e mağlup olunca onun hakimiyeti altındaki ülkeler hârizm şahların eline geçti bu sefer de Abbasi halifeleri ile harizmşahlar karşı karşıya geldiler.


 Bazı rivayetlere göre halife nasır harizm şahları tehlikeli bulduğundan bu sıralarda Asya'yı kasıp kavuran Cengiz Handan yardım istedi. Harizmşah Muhammed, Abbasi hilafetini ortadan kaldırmayı düşünüyordu. Ancak Moğol tehlikesi bu tasavvurun gerçekleşmesine fırsat vermedi.
 Abbasi katliamından kurtulan halife Hişamın torunu Abdurrahman Bin Muaviye, Mısır ve Kuzey Afrika yoluyla endülüs'e gitmeye muvaffak oldu. Abdurrahman, endülüs'ün içinde bulunduğu karışık durumdan faydalanarak 756 yılında bağımsız bir hükümdar gibi hareket etmeye başladı. Abdurrahman üzerine kuvvetler sevk etti ise de bir sonuç alamadı ve Endülüs böylece imparatorluktan resmen kopmuş oldu. Endülüs'ün istikbalini kazanmasından sonra yavaş yavaş bütün Kuzey Afrika'da bağımsız ve yan bağımsız Devletler ortaya çıkmaya başladı. 758 de, merkez sicilmâse olmak üzere resmen abbasilere bağlı olan harici midrariler. 777'de Batı cezayir'de rüstemiler, 789 da fas'ta idrisiler 800 de İslam coğrafyacılarının ifrîkiyye adını verdiği tunus'ta istiklalllerini kazanan ağlebîler bunlar arasında sayılabilir.
 9.yüzyılın ortalarından itibaren Abbasilerin nüfuzu mısır'dan batıya geçemiyordu. Hatta 868-905 yılları arasında Türk tolunoğullan ile 935-969 arasında ihşîdîler Mısır ve Suriye'ye hakim olarak batıdaki sınırı iyice daraltmışlardı. Doğu eyaletlerindeki durumda batıdakinden pek farklı değildi. 819 yılından itibaren Horasan ve mâverâünnehir de sâmânîler, 821 yılında Horasan'da tâhirîler ismen halifeye bağlı olmakla beraber iç ve dış işlerinde tamamen bağımsız hareket ediyorlardı. Suriye ve El cezîre de hamdânîler 905 tarihinden itibaren bağımsızlıklarını kazanmışlardı. Abbasiler devrinde siyasi, İktisadî ve dini sebeplere dayanan isyanlara sık sık rastlanmaktadır.752 de Suriye'de emevi hanedanı'nın haklarına sahip çıkmak isteyen bir İsyan oldu. İsyan çabuk bastırıldı. 
Diğer taraftan şiî isyanları, Hz Ali'nin oğlu Hasan'ın soyundan gelen Muhammed en-nefsü'z-Zekiyye ve kardeşi İbrahim, halifelik iddiası ile harekete geçtiler. Ancak 762 yılında Muhammed ve ertesi yılda İbrahim yakalanarak idam edildi.   Ancak Şiî isyanlarından en önemlisi, halife mansûr'un 755 yılında Ebû Müslim i öldürtmesi bahane edilerek  seri İsyandır. Ebu Müslim in ölüm haberi Horasan'a ulaşınca, muhtemelen onun yakın adamlarından sumbaz adında bir kumandan rey'i ele geçirerek hemedan üzerine yürüdü. Rey ile hemedan arasında halife kuvvetleri ile yaptığı savaşı kaybeden sunbaz, taberistan a kaçtıysa da yakalanarak idam edildi. Horasandaki isyanların en tehlikelisi, mukanna (Peçeli) isyanıdır. Fikirleri bugünkü komünizme benzeyen mukanna'ın isyanı, ancak 789 yılında bastır alabildi. Bütün bu isyanları bastırmak ile görevli divânü'zzenâdıka adı verilen bir müessesede kurulmuştur.
Abbasi devrinde ortaya çıkan isyanların en önemlisi, bâbek el- hürremi nin isyanıdır. Bâbek in taraftarlarının çoğunu köylüler teşkil ediyordu. 816 yılında Azerbaycan'da İsyan bayrağını açan bâbek, nihayet 837 yılında halife mutasım'ın Türk asıllı kumandanlarından Afşin tarafından yakalanarak idam edilmiştir.
Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com
Diğer taraftan, zenc adı ile bilinen siyahi kölelerin 869-883 yılları arasındaki isyanı,daha çok İktisadi ve sosyal sebeplerden kaynaklanıyordu. Hz. Ali soyundan geldiği iddia edilen Ali Bin Muhammed, çeşitli vaatlerle zencileri harekete geçirdi.Güney Irak ve güneybatı İran'ın önemli bölgelerini hakimiyetleri altına alıp basra ve vâsıt'i zapt ettiler. Böylece bağdat'ı da tehdit etmeye başladılar. Nihayet uzun ve Çetin mücadelelerden sonra isyan güçlükle bastırıldı.  
 901-906 yılları arasında, karmatîler adıyla bilinen bir gruba mensup silahlı İsmail'i çeteleri Suriye'ye, Filistin ve El cezîre'yi yağmaladılar. Bahreyn bölgesindeki karmati hareketinin, merkez ahsâ'da 20.000 kadar silahlı kişinin yaşadığı söyleniyordu.karmatiler kuzeye doğru ilerleyerek kufeyi yağma ettiler.929 da Mekke'yi işgal ederek Hacer ül esved'i ahsâ ya götürdüler ve ancak 20 yıl sonra tekrar yerine koydular. ayrıca Suriye'de  büyük karışıklıklara sebebiyet verdiler. Karmatilerin bahreyndeki hakimiyetleri 11. yüzyıla kadar sürdü. Abbasiler devrinde Fetih amaçlı savaşlara pek az rastlanmaktadır. Yeni hanedan zaten çok genişlemiş olan sınırları daha da genişletmek yerine,içerde refah sağlama yoluna gitmiş ve bunda da oldukça başarılı olmuştur. 3 Abbasi halifesi mehdi, İslam devletindeki iç karışıklıklardan faydalanmak isteyen bizans'a Samsun bir ders vermek maksadıyla 82 yılında İstanbul'a büyük bir sefer düzenledi. Oğlu Harun komutasındaki İslam ordusu Üsküdar'a kadar gitti ve kraliçe irene'yi yıllık vergi ödemek şartıyla Barış yapmaya mecbur ederek geri döndü. Halife Hârûnür-reşîd , tarsus'tan başlayarak Malatya'ya kadar uzanan sınır hattını yeniden  teşkilatlandırdı, kaleleri tamir ve tahkim ettirdi. Buralara ülkenin çeşitli bölgelerinden gelen gönüllüler yerleştirilerek akınlara hız verildi. Bu sınır kalelerini (AVÂSIM) adı verilen yeni bir vilayet haline getirdi.halife memun hilafetinin son yıllarında bizans'a karşı 830-833 arasında bizzat kendisinin de katıldığı 3 sefer düzenledi. Orta Anadolu'da Tyana(Tuana)zapt edilerek şehre Müslüman  nüfus iskan edildi.


Abbasiler devrinde bizans'a karşı düzenlenen seferlerin en büyüğü MU'TASIM tarafından yapılmıştır. 838 yılında büyük bir ordu ile Anadolu'ya giren mu'tasım, Ankara üzerinden yürüyüp bugünkü Afyon yakınlarında bulunan ve o zaman Anadolu'nun en büyük şehirlerinden biri olan Ammûriyye'yi(Amorion) muhasara ederek zapt etti. Halife mutasım dan sonra Bizans cephesindeki askeri harekat'ın hızını kaybettiği görülmektedir. Diğer taraftan 9. yüzyılın ortalarından itibaren Abbasi hilafetinin zayıflaması,Suriye ve El cezire de yeni devletlerin ortaya çıkması üzerine,mücadeleler bu devletlerle Bizans arasında cereyan etmeye başlamıştır. Bilhassa Hamdânîlerden (seyfüddevle nin) gazaları büyük bir önem taşımaktadır. Mısır ve Kuzey Afrika'da kurulan devletler, birkaç asır boyunca Akdeniz'de hakimiyetlerini devam ettirdiler. Meselâ ağlebîler 825-878 yılları arasında Sicilya'nın fethini tamamlayarak burada parlak bir fikir hayatının gelişmesine zemin hazırladılar.
Abbasi halifesi Hârûnurreşid ile Frank kralı büyük kari arasında 9. Yüzyılın başlarında kurulan dosthane münasebetler her iki tarafında karşılıklı menfaat lerinden kaynaklanıyordu. Büyük karî, Harun reşid'ikendi düşmanı bizans'a karşı muhtemel bir müttefik olarak düşünüyor. Hârûnurreşid de onu İspanya'da kudretli bir devlet kurmaya muvaffak olan Endülüs emevilerine karşı kullanmak istiyordu.
Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com

MOĞOL İŞGALİ
 
Moğollar Cengizhan idaresinde Çin'e karşı yaptıkları başarılı akınlar dan sonra 1218 yılından itibaren batıya yönelerek İslam dünyasını istila etmeye başladılar. Hârizmşahlar Devleti'nin ortadan kaldırılmasından sonra İran ve Irak'ta moğolların karşısında duracak kuvvet kalmamıştı. Moğollar Semerkant, Buhara, Taşkent, Harizm, Belh gibi şehirleri yerle bir ederek batıya doğru ilerliyorlardı. Cengiz Handan sonra da Moğol İstilası devam etti. Onun torunlarından Hülâgû,İran'da son mukavemetleri kırarak 1258 yılının Ocak ayında Bağdat önlerine geldi ve şehri kuşattı. Bağdat moğollara karşı direnecek güçte değildi.barış teşebbüslerinde ve hiçbir olumlu sonuç alınamayınca son Abbasi halifesi MUSTA'SIM, devlet erkan'ı ile birlikte teslim olmak zorunda kaldı. Hepsi idam edildi. 5 asırdan beri İslam dünyasının başşehri durumunda olan Bağdat dünya tarihinde eşine az rastlanır cinayetler işlendi. Bütün Medeni müesseseler yerle bir edildi. Camiler ahır haline getirildi, kütüphaneler tahrip edildi, kitaplar yakıldı ve Dicle nehrine atıldı. Moğolların bağdat'ı işgalleri İslam tarihinde büyük bir felaket olarak kabul edilmektedir.bu felaket siyasi sağdan ziyade medeniyet sahasında da olmuş ve bu tarihten itibaren İslam medeniyeti duraklamaya ve gerilemeye başlamıştır.

750-1258 yılları arasında hüküm süren Abbasiler, İslam tarihinde osmanlılardan sonra en uzun ömürlü hanedandır. İslam medeniyeti en parlak devrini bu haneden zamanında yaşamıştır. Abbasi hilafetinin İslam tarihinde olduğu kadar dünya tarihinde de büyük bir yeri vardır.
Moğol felaketi 1260 yılında Aynîcâlut'ta memlüklü kumandanı BAYBARS tarafından durdurulmuştur. Baybars aynı yıl memlüklü sultanı Kutuz 'u öldürerek kendi tahta geçti.  
                                                                                                                     
Sultan Baybars, abbasilerden halife zahirin oğlu olup moğolların bağdat'ı tahribi sırasında canını kurtararak dımaşk'a gitmiş bulunan Ahmet'i kahireye getirerek parlak bir merasimle halifeliğini ilan ve ona biat etti.böylece 5 asırdan beri İslam aleminin manevi liderliğini yapmış olan Abbasi hilafeti 3 yıllık bir aradan sonra yeniden kurulmuş oldu.  Halife olduktan sonra "el- mustansır"lakabını alan Ahmet, Sultan Baybars ile birlikte bağdatı kurtarmak için aynı yıl dımaşk'a gitti .FakatBbaybars'ın aniden geri dönmesi üzerine tek başına kalan mustansır moğol valisi ile yaptığı savaşta öldürüldü.bu olaydan bir müddet sonra yine Abbasi ailesinden Ahmet adlı başka birisini el-hakim lakabıyla halife ilan eden Baybars bu hareketi ile siyasi iktidarı için manevi bir destek kazanmış oluyordu. Mısır'daki Abbasi halifeleri elhâkimin soyundan gelmişlerdir, yetkileri olmayan bu halifelerin en sonuncusu olan halife mütevekkil i, nihayet 1517 yılında Osmanlı hükümdarı Yavuz Sultan Selim mısırı zapt edince  son halife mütevekkil beraberinde İstanbul'a getirdi, böylece Mısır'daki Abbasi hilafeti de sona ermiş oldu.
 
Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com
 ABBASİLERDE DİN POLİTİKASI
 
 Abbasiler, emevilerle mücadele ederken dini ve ehlibeyti öne çıkararak halkın desteğini almışlardır. Genellikle Sünni çizgide bir politika gütmüşlerdir. Ebu'l Abbas, Mansur,Mehdi Hadi ve Harun reşit dönemlerinde Sünnî anlayış hakimdir. Me'mun'la mu'tezilî bir anlayış, benimsenmiş ve bu anlayış halka dağıtılmıştır. O nedenle çok sayıda ehli sünnet alimi öldürülmüştür. Memun, Kur'an'ın mahluk olduğu görüşünü Abbasi Devleti'nin her tarafında benimsetmek için zorlayıcı uygulamalarda bulunmuştur. Ayrıca Hz. Ali'nin sahabelerin en faziletlisi olduğu fikrinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Şiîler, halifeliğin Hz. Ali'nin ve onun soyundan gelenlerin Hakkı olduğunu savunuyorlardı. Ancak Abbasiler, halifeliğin Hz. peygamberin amcası Abbas kanalı ile devam ettiğini ileri sürerek şiilere karşı çıktılar. Abbasiler, halifeliğin dini bir makam olduğunu bu görevin kendilerine Allah tarafından verildiğini dile getirdiler ayrıca Müslümanların birliğini temsil etme yetkisinin kıyamete kadar yalnızca kendilerine ait olduğunu ifade etmişlerdir.
Onlara göre halife, Allah ın izni ve onun iradesiyle hareket eder,dolayısıyla halifeye itaat etmeyenler inançsız kabul edilip öldürülebilirdi.
 

 ABBASİLERDE DİN HİZMETLERİ


Abbasiler Arap ırkçılığı yapmayıp Arap olmayanların İslam dinine girmelerini teşvik ettiler. Emeviler döneminde onlardan alınan fazla vergileri kaldırdılar. Yönetim kadrolarını onlara da açtılar. bu politikalar sonucunda mısır, Horasan ve Türkistan bölgelerindeki insanlar kitleler halinde İslam dinine girdiler. İslam dünyasını dış saldırılara karşı korumayı da din politikalarının bir parçası olarak gördüler.

TEBN MASTER İTAM  
KONULARLA ÖĞRENİM  YÖNTEMİ

Kaynak: Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi ( İzinsiz almak bu emeğin rızasını ihlal etmektir.)
Çalışmalar Tebyin.com üzerinden 7 / 24 faydalanmak isteyenlere açıktır.

Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesine yönlendirebilirsiniz.
Paylaşımlarımızın sitemiz dışında yayınlanmasını uygun değildir. Hak ihlali yapmamanızı tavsiye ederiz...
Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com
Ey kardeşim ; Selam ve Esenlik üzerine olsun...
Takdir , Teşekkür ve Dua etmek erdemli olmanın gereğidir. Haset etmek yerine Gıbta etmek kardeşliğin ve inancın gereğidir.

Haset sahibini zehirler , hasidi bitirir. Müslümanın inanan kardeşine hüsnü halde bulunması gereklidir. Güzel kardeşim içindeki benden kurtulmak için hasidi ve zannı terket güzel kardeşim. Takdir  , Teşekkür ve Dua etmek saadet sahibi insanların ahlakıdır. Övgü ve yergi acizlerin halidir. Bir kulun iyiliğini gördüyseniz , faydasına erdiyseniz
ona ya misliyle cevap veriniz yada nankörlük etmeyiniz... Biz kul makamındaki kimsenin övgüsüyle övünemeyecek, yergisiyle yerilmeyecek kadar düstürluyuz
bi iznillah. Bizler her kardeşimizi  Allah için sevmekteyiz.

TEBN MASTER İTAM  
KONULARLA ÖĞRENİM  YÖNTEMİ


Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com



Kaynak: https://www.tebyin.com/index.php?topic=3545.0

  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi
'' Onların çoğu ancak zannın ardından gider. Oysa zan, hak namına hiçbir şeyin yerini tutmaz. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilendir.'' Yûnus Suresi 36. Ayet

O size istediğiniz her şeyi verdi. Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız başa çıkamazsınız. Şu bir gerçek ki insanoğlu çok zalim, çok nankördür!

Yukarı git