İslam Tarihi 2 5.Ünite Özeti(Farklı)

Başlatan ღ۩ Tebyin ۩ღ, 15 Aralık 2019, 22:13:28

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aşağı git

ღ۩ Tebyin ۩ღ

İslam Tarihi 2 5.Ünite Özeti(Farklı)
Süfyaniler Dönemi
Muaviye b. EbiSüfyan- Yezid b. Muaviye- Muaviye b. Yezid

CAHİLİYYE DÖNEMİNDE EMEVÎ -HAŞİMÎ İLİŞKİLERİ
Ümeyyeoğulları ile Haşimoğulları Mekke'nin ileri gelen iki kabilesidir. Her ikisi de Kureyş kabilesinin büyük kollarındandır. Mekke şehir yönetiminde sürekli bir rekabet içindedirler.
HAŞİMÎ- EMEVÎ DÜŞMANLIĞINI KÖRÜKLEYEN BELİRGİN OLAYLAR ŞUNLARDIR:
Haşim - Ümeyye Anlaşmazlığı: Hz. Peygamber'in ikinci kuşak dedesi Haşim ile Kardeşi Abdüşşems'in oğlu ve Ebu Süfyan'ın dedesi olan Ümeyye arasında Mekke'nin liderliği konusunda anlaşmazlık olmuştur.
Abdulmuttalib- Harb Rekabeti: Hz. Peygamber'in dedesi Abdülmuttalib ile Ebu Süfyan'ın babası Harb arasında vuku bulan ticarî rekabet iki kabile arasındaki düşmanlığı derinleştiren ikinci olay olmuştur.
Hz. Peygamber- Ebu Süfyan Düşmanlığı: Ebu Süfyan liderliğindeki Ümeyyeoğulları, Hz. Osman gibi birkaç istisna haricinde Haşimoğulları ile olan düşmanlıkları sebebiyle Hz. Peygamber'in risaletini kabule yanaşmamışlardır. Onunla ve ona inananlarla savaşmışlardır. Ancak Mekke'nin fethi günü çaresiz kalınca İslam'ı kabul etmişlerdir
Mekke'nin fethiyle sona eren iki kabile arasındaki bu düşmanlık, Hz. Ali- Muaviye kavgasıyla yeniden alevlenmiş, Kerbela ve sonrası olaylarla devam etmiştir.
HZ. PEYGAMBERİN ÜMEYYEOĞULLARI İLE İLİŞKİLERİ
Ümeyyeoğullarından Hz. Osman, Ebu Huzeyfe ve Halid b. Said gibi gençler İslam'a ilk girenlerden ise de bu ailenin genel politikası, Hz. Peygamber'in davetini engellemeye yönelik olmuştur.Ebu Süfyan, ticaret kervanının reisi olması hasebiyle Bedir savaşının birinci derecede müsebbibidir. Uhud ve Hendek savaşlarında müşriklerin başkomutanı ve Mekke'nin reisidir.
Savaş öncesi mübarezelere çıkan müşriklerin hemen hepsi Ümeyyeoğullarındandır.
Mekke'nin fethine kadar Müslümanlara azgın düşmanlık eden müşrik Ümeyyelilerin büyük çoğunluğu fethin hemen ardından İslamiyet'i kabul etmiştir.
Hz. Peygamber, Müellefe-i Kulûb siyaseti gereği Mekke fethinden sonra Ümeyyelilerden bazılarını çeşitli devlet görevlerine getirmiştir: Attab b. Esid, Mekke valiliğine; Ebu Süfyan, Havlan ve Becîle kabilelerinin zekatamilliğine;Ebu Süfyan'ın oğullarından Yezid, Teyma bölgesi yöneticiliğine; diğer oğlu Muaviye ise Rasulullah'ın vahiy katipliğine getirilmişlerdir.
HULEFA-İ RAŞİDÎN DÖNEMİNDE ÜMEYYEOĞULLARI
Ümeyyeoğulları, Hz. Peygamber devrinden sonraki tarihi süreçte de devlet bürokrasisindeki etkin varlıklarını sürdürdüler.Hz. EbubekirEbu Süfyan'ın büyük oğlu Yezid'i de Suriye Cephesi'ne gönderdiği ordulardan birine komutan tayin etti. Muaviye ise ağabeyinin ordusunda öncü birliklerin komutanıydı.
Yezid b. Ebu Süfyan daha sonra Hazreti Ömer tarafından Suriye bölgesi valiliğine getirildi. M. 639 yılında Suriye bölgesinde vuku bulan veba salgınında Yezid vefat edince onun yerine Muaviye Suriye valisi oldu.
MUAVİYE B. EBÎ SÜFYAN
Muaviye, Mekke'nin fethi günü Müslüman olan tulakadandır.
Hz. Ömer döneminde Şam valisi tayin edilmiş, 20 yıl valilikten sonra Hz. Hasan'dan hilafeti devralmasıyla Emevî halifeliğini başlamıştır. Yaklaşık 20 yıl (661-680) hilafette bulunmuştur.Oğlu Yezid'i yerine veliaht tayin etmesiyle İslam dünyasında saltanatı başlatmıştır. Böylece hilafet saltanata dönüşmüştür. Emevî sultanları, halife unvanını da kullanmaya devam etmişlerdir.
Muaviye'nin Valiliği (20/640-41/661)
Muaviye, ağabeyisiYezid'in veba salgınında vefat etmesi üzerine Hz. Ömer tarafından onun yerine Suriye valisi tayin edilmiştir. Hz. Osman döneminde Suriye bölgesinin güçlü ordusuna sahip yüksek yetkili valisidir.
Hakem olayı sonrası gelişmelerle halifeliğini ilan eden Muaviye, Hz. Ali'nin şehadeti sonrasında Hz. Hasan'ı antlaşmaya mecbur ederek halifeliği elde etmeyi başarmıştır.
Muaviye, Hz. Ömer tarafından Suriye valisi tayin edildikten sonra pek çok beldeyi hâkimiyet altına alarak Suriye'nin tamamında kontrolü sağlamıştır.Muaviye, Bizans'ın idaresindeki Anadolu topraklarına yaz - kış seferleri tertip etmiş, elde ettiği ganimetlerle Suriye'de güçlü bir idare kurmayı başarmıştır.Hz. Ali'nin halifeliğini kabul etmeyen Muaviye, onun Suriye bölgesi valisi olarak tayin ettiği Sehl b. Huneyf'in Şam'a gelişini de engellemiştir.
Muaviye'nin Halifeliği ve Devlet Politikası
Muaviye, siyasetini Kureyş üst kimliğine dayalı bir Arapçılık politikası ile yürütse de kendi kabilesi mensuplarına özel imtiyazlar tanımaktan geri kalmamıştır.
Muaviye'nin, Kureyşîliği önceleyerek geliştirdiği ırkçılığı sonraki Emevî hükümdarları tam anlamıyla Arap ırkçılığına dönüştürmüşlerdir.Emevilerin Arap ırkçılığını politikalarına esas almaları sonucunda Mevâlî sınıfı ortaya çıkmıştır. İslam'ın ilk dönemlerinde azad edilen kölelere verilen bu isim, Emeviler'de Arap olmayan Müslümanlar için kullanılmıştır.Emevilerdeki Arap ırkçılığı sebebiyle, Mevalîden cizye ve haraç tahsil edilmekteydi.
Emeviler Döneminde Eyaletlerin İdaresi
Emevî halifeleri eyaletlere süper yetkilerle donatılmış valiler atamaktaydı. Bir bakıma eyalet valileri halifenin yetkilerini kullanmaktaydı. Eyalet valileri kendilerine bağlı vilayetlerin valilerini de atayabiliyordu.
Emeviler döneminde idarî, askerî ve malî görevlerin tümünden sorumlu ve yetkili olan bölge valileri, halifenin yetkilerini kullanarak istedikleri tasarruflarda bulunmuşlardır.Valilerin Ümeyyeoğullarından olması, onların kendi yandaşlarına devlet imkanlarını sonuna kadar sunmalarına sebep olmuştur. Buda emevilere karşı cephe oluşmasına sebep olmuştur.
Muaviye'nin Haricilerle ve Hz. Ali Taraftarlarıyla Mücadelesi
Hariciler ve Hz. Ali taraftarlarının mücadelesi daha çok Irak merkezli gerçekleşmiştir.Muaviye, Muğire b. Şu'be'yiKûfe'ye vali tayin ettiğinde Hz. Ali'ye sürekli sövmesini, hakaret etmesini tavsiye etmişti.
Muaviye Döneminde Fetihler
1. Bizans üzerine yapılan seferler
Hz. Osman'ın hilafetinin sonlarına doğru başlayan kaos dönemi, Hz. Ali döneminde de devam etti. Hatta Hz. Ali döneminde Suriye bölgesi açık bir şekilde Bizans'ın tehdidi altındaydı.
Muaviye döneminde Bizans'a karşı yaz ve kış seferleri düzenli bir şekilde icra edildi. Bizans topraklarında ilk sefer 42/662'de gerçekleştirildi.,
49/669 yılında gerçekleştirilen İstanbul seferinin Komutanı Yezid b. Muaviye idi. Bu orduda sahabeden İbn Abbas, İbn Ömer, İbnZübeyr ve Ebu Eyyub el-Ensarî de vardı. Ebu Eyyub el-Ensarî bu sefer esnasında vefat etti.
Muaviye zamanında Anadolu'nun Karadeniz, Akdeniz ve Ege bölgelerinde de fetihler gerçekleştirildi.
2. Doğuda Gerçekleştirilen Fetihler
Muaviye döneminde, Doğuda Horasan, Sind, Sistan ve Maveraünnehir bölgeleri yeniden kontrol altına alındı. Herat, Belh, Beykent, Buhara ve Semerkant feth edildi.
3. Batıda Gerçekleştirilen Fetihler
Muaviye, halife olunca Mısır'a Amr b. As'ı vali tayin etti. Amr b. As 43/663 yılında vefat edince yerine oğlu Abdullah b. Amr geçti. Fakat o, babası gibi başarılı olamadı.
Nihayet 50/ 670 yılında Kuzey Afrika valisi olan Ukbe b. Nafi, Kayrevan şehrini kurdu (673). Kayrevan şehri, Afrika'da fetihlerin gerçekleştirilmesinde önemli bir üs görevi yaptı.
Ukbe, Afrika'nın yerli halkı olan Berberiler'i Müslümanlarla kaynaştırmaya çalışarak Berberiler arasında İslâm'ın yayılmasına vesile oldu.
MUAVİYE'NİN YEZİD'İ VELİAHT TAYİN ETMESİ
Kûfe valisi olan Muğire b. Şu'be, Muaviye'yi ziyarete geldiği bir defasında ona, Yezid'i veliaht tayin etmesini teklif etti. Onun için Kûfe halkından kendisinin biat alabileceğini de ilave etti. Bu gelişme üzerine Muaviye harekete geçerek valilerine, oğlu Yezid için halktan biat almalarını emretti. Valiler, halktan biat aldılar, ancak Abdullah b. Zübeyr, Abdullah b. Ömer ve Hz. Hüseyin gibi sahabeler Yezid'e biat etmediler. Bunlar Medine'yi terk edip Mekke'ye kaçtılar.
Mekkeliler, İbniZübeyr ve Hz. Hüseyin'in etrafında toplandılar.Kûfe'nin İleri gelenleri Hz. Hüseyin'e mektuplar yazarak onu halife tanımak istediklerini belirttiler.Hz. Hüseyin durumu yerinde incelemek üzere amcası oğlu Müslim b. Akil'i Kûfe'ye gönderdi. Müslim, Kûfe'de Muhtar b. Ebu Ubeyd es-Sakâfî'nin evini merkez edinerek 18.000 kişiden biat aldı.
Yezid hemen Basra Valisi Ubeydullah b. Ziyad'ıKufe'ye vali tayin etti. İbniZiyad derhal harekete geçti. Şehrin ileri gelenlerini topladı, kimini tehdit ederek, kimini çeşitli vaatlerde tarafına çekti.
Ubeydullah,Ömer İbniSa'd komutasında 4000 kişilik bir ordu daha gönderdi. Onun olduğu yerde durdurulmasını, su almalarına bile müsaade edilmemesini emretti.
Hz. Hüseyin, Ömer b. Sa'd'a üç teklifte bulundu: Ya geldiği yere geri dönmesine müsade edilmesini, Ya Şam'a Yezid'le görüşmeye gitmesine müsaade edilmesini veya Hindistan'a yapılması düşünülen fetihlere bir nefer olarak katılmasına müsaade edilmesini istedi. Komutan Ömer b. Sa'd, bu şartları Ubeydullah'a iletti. Fakat Ubeydullah sadece biat etmesini, biat etmezse öldürülmesini emretti.
YEZİD B. MUAVİYE'NİN HAYATI (647-683)
Yezid, 26 (647) yılında Dımaşk'ta doğdu. Annesi Yemen asıllı Kelb kabilesinden MeysûnbintBahdel'dir.Ata binme ve silâh kullanmada maharet kazanan Yezîd, fasih Arapça'yı öğrendi. Bu arada içki ve eğlence dünyasını tanıdı.Yezîd'in çölde edindiği kötü alışkanlıklarını sürdürmesi, oyun ve eğlenceye düşkünlüğü halk tarafından eleştirilmesine yol açtı.Muâviye oğlunu veliahtllığa hazırlamak amacıyla 49 veya 50 (669 veya 670) yılındaki İstanbul kuşatmasında komutan, 51 (671) yılında da hac emîri gibi önemli görevlere getirdi.Medine'de Hz. Hüseyin, Abdullah b. Zübeyr ve Abdullah b. Ömer gibi sahâbîlerden bir grup, bu uygulamanın hilâfeti saltanata çevirmek olduğunu söyleyip kendisine şiddetle karşı çıktı. Bunun üzerine Muâviye bizzat Hicaz'a giderek onlardan tehditle biat aldı.
Yezid'in Saltanatı ve Hz. Hüseyin'in Muhalefet Çabaları
Muaviye'nin ölümü üzerine (60/680) hilafet makamına geçen Yezid, Medine Valisi Velid b. Utbe b. Ebu Süfyan'dan her ne şekilde olursa olsun Hüseyin ve diğer muhaliflerden biat almasını istedi.Medine'yi terk edip Mekke'ye giden Hz. Hüseyin ve Abdullah b. Zübeyr orada bir muhalefet cephesi oluşturdular. Mekkeliler, İbniZübeyr ve Hz. Hüseyin'in etrafında toplandılar. Kûfe'nin İleri gelenleri Hz. Hüseyin'e mektuplar yazarak onu halife tanımak istediklerini bildirerek şehirlerine davet ettiler.
Kerbela Öncesi Gelişmeler
Ubeydullah'ın tehditleri sonucunda Müslim'i yalnız bırakan halk Müslim'in saklandığı yerde yakalanarak öldürülmesine sebep oldu.Hz. Hüseyin yola çıktı. Yolda Müslim'in öldürüldüğünü ve KûfelilerinYezid'in tarafına geçtiğini duyunca dönmek istedi. Bu defa da Müslim'in oğulları dönmek istemedi.
Kerbela Savaşı (10 Muharrem 61/10 Ekim 680)
Teklifleri kabul edilmeyen Hz. Hüseyin, savaşın kaçınılmaz hale geldiğini anlayınca savaş hazırlıklarını yaptı. Sonra atına bindi ve önünde bir mushaf olduğu halde Ömer b. Sa'd'in ordusuna yaklaşarak kendisinin buraya geliş amacını anlamaları istedi.Ömer b. Sa'd'ın sancağıyla gelip ilk oku atması üzerine başlayan savaş birbirine denk olmayan bu kuvvetler arasında tam bir dram şeklinde devam etti.
Sinan b. Enes en-Nehaîönce bir harbe saplayıp onu yere düşürdü, sonra da atından inerek saçlarını ve daha sonra başını kesti; oradakiler de cesedini soyup her şeyini, ardından da çadırları yağmaladılar.
Sonuç olarak, Hz. Hüseyin Ehl-i Beyt'ten 72 kişiyle birlikte Kerbela'da 10 Muharrem 61 (680) tarihinde katledildi.
Kerbela faciası, Emevi devletinin içinde hayli başkaldıran grubun oluşmasına, isyanların sürmesine ve sonuçta devletin yıkılmasına sebep olan en önemli etkendir.
KERBELA FACİASININ YAKIN SONUÇLARI
Ehl-i Beyt'e karşı yapılan bu katliam dolayısıyla Emeviler halkın nefretini kazanmıştı.
Halkın nefreti ve Emevilere karşı kini Hicaz ve Irak'ta dört ayrı siyasî hareket şeklinde kendini göstermiştir:
1. Mekke'de Abdullah b. Zübeyr hareketi.
2. Medine'de Abdullah b. Hanzala hareketi.
3. Kufe'de Süleyman b. Surad liderliğindeki «Tevvâbûn» hareketi.
4. Kûfe merkezli Muhtar es-Sakafî hareketi
1. Abdullah b. Hanzala Hareketi ve HarreVak'ası
Mekkelilerin Abdullah b. Zübeyr'e biat ettiklerinin haberini alan Yezid b. Muaviye, öncelikli olarak Mekke yolu üzerinde yer alan ve İbn-i Zübeyr'e meyletme ihtimali olan Medine'yi etkisiz, en azından tarafsız hale getirmek istedi.
Medine valisi Osman b. Muhammed b. EbîSüfyan, H. 63 (M. 683) yılında şehir halkının yönetime karşı duyduğu nefreti azaltmak, mümkün olursa onların hoşnutluğunu kazanmak amacıyla Medine'nin önde gelenlerini Yezid'e gönderdi.
Gidenler arasında Abdullah b. Hanzala (ğasilu'l- melaike) , Münzir b. Abdullah ve Abdullah b. Amr da bulunuyordu.
Yezid gelenleri çok iyi karşıladı onları hediyeye boğdu. Fakat bu gidenler geri dönünce Yezid hakkında kötü propaganda yaptılar.Yönetim karşıtı bu propaganda kısa zamanda sonuç verdi. Medineliler Yezid'in halifeliğini tanımadıklarını ilan ederek Abdullah b. Hanzala'ya biat ettiler.
Medine halkı Yezid'in valisini kovdu, şehirde Emevilerin lideri durumundaki Mervan b. Hakem'in evine sığınan hanedan mensuplarını muhasara altına aldı.
Yezid, Medine'ye müdahalede bulunma kararı aldı. Komutanlığa Gatafan kabilesi mensubu Muslim b. Ukbe'yi komutan tayin ederek 12.000 kişilik bir orduyu Medine'ye doğru yola çıkardı.Şam ordusunun komutanı Medinelileri teslim olmaya çağırdıysa da onlar reddettiler. Bunun üzerine şehri muhasara altına alan Şam ordusu H. 63 ( M. 683) yılında Medine'yi tamamen kontrol altına aldı. 80 kadar sahabe başta olmak üzere çok sayıda insan katledildi. Şehir sakinlerinden bazıları mağaralara sığınarak canlarını kurtarabildi.
Muslim b. Ukbe, askerlerine şehri yağmalamaları için üç gün izin verdi. Yağmalama, kötü muamele ve katliam gerçekleştirildi.
Tarihe Harrevak'asıolarak geçen bu hadise, bazı kaynaklarda Kureyş'in, Bedir'de öldürülenlerin intikamını Medinelilerden alması olarak kabul edilmiştir
2. Abdullah b. Zübeyr Hareketi (64-73/683-692) ve Mekke Muhasarası
Hz. Hüseyin'in Kerbela'da şehit edilmesinden sonra Mekke halkı Abdullah b. Zübeyr'e biat etti. Tüm Hicaz da biat etti. İbniZübeyr'i ortadan kaldırmak isteyen Yezid, Medine'yi yağmalayan ordusunu bu defa Mekke üzerine gönderdi.
Abdullah b. Zübeyr, Şamlılara karşı Mekke'yi savunamayacağını anlayınca Kabe'ye sığınarak Mekke'yi savundu. Emevi ordusu Ebu Kubeys dağına kurduğu mancınıklarla taş ve ateş atarak Kabe'nin örtüsünün ve ahşap kısmının yanmasına sebep oldu. Yaklaşık bir ay süren Mekke muhasarası Yezid'in ölüm haberi üzerine kaldırıldı.
İbnZübeyr Hicaz bölgesinin yanısıra Irak, İran, Mısır, Azerbaycan ve Ermenistan bölgelerinin de kontrolünü ele geçirerek dokuz sene halifelik yaptı.
Abdulmelik b. Mervan, Haccac b. Yusuf (Haccac-ı Zalim) komutasında bir orduyu Mekke üzerine gönderdi. Mekke'yi kuşatan ordu, yaklaşık yedi ay süren kuşatmanın sonunda İbnZübeyr'i ve bir çok taraftarını mancınıklardan atılan taşlarla Kâbe'nin içinde öldürerek dokuz sene devam eden Zübeyrî hilafetine son verdi.
3. Tevvabun Hareketi
Emevilere karşı Hz. Hüseyin'i ısrarla Kûfe'ye davet edenler daha sonra onu yalnız bırakarak onun yakınlarıyla birlikte Kerbela'da katledilmesine sebep olmuşlardı.Bu şahıslar, yaptıklarına pişman olarak kendilerine tövbe edenler anlamında «Tevvabûn» adını vermişlerdi.Tevvabûn hareketi mensupları hicretin 65. yılının Rebiulevvel ayında Nuhayle'de toplanarak yönetime açıkça bayrak açtılar. H. 65/684'te Süleyman b. Surad liderliğinde Suriye üzerine yürüyen Tevvabûn taraftarları Aynu'l-Verde'de Ubeydullah b. Ziyad tarafından kılıçtan geçirildiler.
4. Muhtar İbniEbî Ubeyd es-Sakafî Hareketi (65-69/684-688)
Muhtar, Taif'inSakif kabilesine mensup olup köprü savaşında şehit olan komutan Ebu Ubeyd'in oğludur. Emevilerin kuruluş döneminde Kufe'ye yerleşen Muhtar, daima Emevilere karşı durmuştur.İbniZübeyr'e Mekke savunmasında yardımcı olmuştur. İbniZübeyr'in siyasi ortaklık teklifine olumsuz bakması üzerine Kûfe'ye dönmüş.Kûfe'deki Hz Ali taraftarlarından yoğun destek alan Muhtar gerçekleştirdiği mücadele ile Irak bölgesinde büyük ölçüde kontrolü ele geçirmiş, elde ettiği destek ile kısa zamanda Irak'ta büyük bir insan avı başlatan Muhtar, taraftarlarınca Kerbela katliamına katıldıkları iddiasıyla esir alınan 780 kişiyi bir günde öldürmüştür.Mus'ab b. Zübeyr ile Muhtar arasında 69(688) yılında meydana gelen savaşta Muhtar yenildi, çatışmalar sonucunda Muhtar ve çok sayıda taraftarı öldürülerek hareketi sona erdi. İbnZübeyr, Muhtar'ı ortadan kaldırmakla Irak'a hakim oldu.


Kaynak: https://www.tebyin.com/index.php?topic=3537.0

  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi
'' Onların çoğu ancak zannın ardından gider. Oysa zan, hak namına hiçbir şeyin yerini tutmaz. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilendir.'' Yûnus Suresi 36. Ayet

O size istediğiniz her şeyi verdi. Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız başa çıkamazsınız. Şu bir gerçek ki insanoğlu çok zalim, çok nankördür!

Gülşah

Rabbim razı olsun selam ve dua ile...
  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi


Yukarı git