İslam Tarihi-2 2.Ünite Özeti

Başlatan ღ۩ Tebyin ۩ღ, 31 Ekim 2019, 21:44:27

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aşağı git

ღ۩ Tebyin ۩ღ

İslam Tarihi-2 2.Ünite Özeti
Hz. Ömer Dönemi (13-23/634-644)
İslam Öncesi
Ömer b. Hattab b. Nüfeyl - Kureyş'in Adiyoğulları kolundandır. Fil vak'asından 13 yıl sonra Mekke'de doğmuştur. Künyesi: Ebu Hafsa. Lakabı: Faruk. Çocukluğunda ailesinin hayvanlarını güderek çobanlık yapmıştır. Gençliğinde ticaretle uğraşmıştır. Cahiliye döneminde Adiyoğulları diye tanınan kabilesi Mekke şehir devletinde sefaret ve hakemlik görevlerini yerine getirirdi. Hz. Ömer, Kureyş adına Suriye, Mısır ve Irak'a giderek ticarî antlaşmalar yapmıştır. Kureyş kabilesi adına elçilik görevlerinde bulunmuştur. Edebiyata, şiire ve kadınlara düşkün biri idi. Ata binmeyi, kılıç kullanmayı severdi. Etkili konuşan iyi bir hatipti. Güçlü bir muhakemeye sahipti. Müthiş bir özgüvene ve sert bir mizaca sahipti. Cahiliye döneminde Hz. Peygambere karşı aşırı düşmanlık yapanlardandı. Çok sayıda kadınla evlenmiştir. Hafsa ve Abdullah en meşhur çocuklarıdır. Hz. Fatıma- Hz. Ali'nin kızı Gülsüm'le de evlenmiş, Zeyd ve Rukiyye olmuştur.
Hz. Ömer'in Müslüman Oluşu (6.sene)
Rasulullah (s.a.v.)'in, "Allahım! İslam'ı iki Ömer'den biriyle güçlendir" diye dua etmesiyle İslam'la şereflenmiştir. Hz. Ömer'in Müslüman oluşunda; Hz. Peygamber'in duası; Nuaym b. Abdullah'ın yönlendirmesi; eniştesi ile kız kardeşinin dik duruşu; Habbab b. Eret'in iyi yaklaşımı vardır. Mekan olarak Erkam'ın evi seçilmiştir. Hz. Ömer'in Müslüman olmasıyla Ka'be'de açıktan namaz kılınmaya başlanmıştır. Hz. Hamza'nın ardından Hz. Ömer'in Müslüman oluşu Müslümanları sevindirmiş, fakat müşrikleri kızdırmıştır. Belki de bu aşırı kızgınlık sebebiyle müşrikler Müslümanlara kısa süre sonra ambargo uygulamışlardır. Hicret edinceye kadarki altı yıllık hayatına dair kaynaklarda pek bilgi yoktur. Medine'ye hicrete izin verilince ailesinden yirmi kişiyle beraber açıktan açığa müşriklere meydan okuyarak hicret etmiştir. Hicretten sonra Kuba'ya yerleşmiş, gün aşırı kardeşliği Itban b. Malik ile münavebeli (nöbetleşe) olarak Mescid-i Nebi'ye gider, öğrendiklerini aktarırlardı. Hz. Peygamber dönemindeki bütün gazvelere katılmıştır. Hudeybiye'de müşriklerin lehine görünen maddelere karşı çıkmıştır. Hz. Peygamber'in ısrarı ve Hz. Ebubekir'in çabasıyla ikna olmuştur.
** Hz. Ömer, Hz. Peygamber'in vefatından önce bir vasiyetname yazdırmak istemesine engel olduğundan Şia'nın şuçlamalarına hedef olmuştur. Tebük seferine dört bin dirhem yardımda bulunmuştur. Hz. Ömer, ezanın okunuşunu rüyasında görmüştür. Kur'an'ın cem'edilmesini Hz. Ebubekir'e teklif eden kişidir. Hz. Ebubekir ile zekat vermeyenlerle savaş konusunda ihtilaf etmiş, ancak Hz. Ebubekir kendi içtihadına göre hareket edip onlarla savaşmıştır.
Hz. Ebubekir'in halifeliği döneminde onun yardımcısı, vekili ve müşaviri olmuştur. Hz. Ebubekir döneminde kadılık yapmış; 633'te ise hac emiri olmuştur. Hz. Ebubekir hastalanınca yerine önce imam, sonra da halife (634). Hz. Ebubekir, kendi halifeliği seçiminde olduğu gibi İslam toplumunun tekrar bir tartışma ortamına veya belirsizliğe sürüklenmemesi için Hz. Ömer'i halife tayin etmiştir. Onu halife olacak en uygun kişi olarak görmesi de seçimde etkili olmuştur. Hz. Ömer'in halifeliği on yıl sürmüştür.
Halife Seçimi
* Abdurrahman b. Avf'ın sert mizaçlı ifadesi.
* Hz. Osman'ın en isabetli kişi olduğu ifadesi.
* Ensardan Üseyd b. Hudayr'ın desteği etkili olmuştur.
Yönetim Anlayışı
* Hz. Ömer'in idare anlayışı, Kur'an'a ve sünnete dayanır.
* O, Hz. Muhammed (s.a.v.)'in uygulamalarına ve selefi Hz. Ebubekir dönemindeki idarî anlayışa sıkı sıkıya bağlı kalmaya özen göstermiştir. Ayrıca yeni şartların ortaya çıkardığı gelişmelere paralel olarak kendisinden önceki dönemden farklı kararlar almaktan çekinmemiş, yeni açılımlar yapmıştır.
* Hz. Ömer döneminde; Devlet, çok geniş bir coğrafî alana yayılmıştır. Farklı kültürlerden insanlar İslam'la buluşmuştur. Gelişmelere paralel olarak devlet, tüm müesseseleriyle kurulmuştur.
* Duhât-ı arabı (Muaviye, Amr b. As, Muğire b. Şu'be, Ziyad b. Ebih) önemli görevlere getirerek otoritesini sağlamlaştırmıştır.
Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com
İştişare
* Kadisiye (Sad b. Ebu Vakkas) ve Nihavend (Numan b. Mukarrin) savaşları öncesi komutan istişaresi.
* Ele geçirilen toprakların hukuki durumu hakkındaki iştişaresi.
* Divan'ın kuruluşu hakkındaki iştişaresi.
* İran'daki Mecusilerin nasıl yaşayacakları hakkındaki iştişaresi.
* Kufelilere Ammar b. Yasir'in azli sonrasında kimi istediklerini sorunca Ebu Musa el-Eşari'yi ataması hakkındaki iştişaresi.
* Yabancılarla da. Kadisiye esiri komutan Hürmüzan'a İsfahan' mı yoksa Azerbaycan'ın mı önce fethini sorduğunda onun tavsiyesi ile İsfahan tarafına sevk etti.
* Hz. Osman'ın halife seçimi hakkındaki iştişaresi.
a. Teftiş (Denetleme)
* Muaviye, Amr b. As, Muğire b. Şube, Ziyad b. Ebih 4 dahinin denetimi. Hac aylarında Medine'ye toplaması ve teftişi.
* İran üzerinde komtanı Sad b. Ebu Vakkas ve Şam bölge komutanı Ebu Ubeyde b. Cerrah'tan günlük haber.
* İhmali veya kusuru olan yöneticiye kısas uygulayacağını ilan etmesi.
* Resmi denetçi Muhammed b. Mesleme. Amr b. As'ın çok mal topladığı bilgisini alınca İbn Mesleme gitmiş ve malının yarısını müsadere etmiştir. İyi namaz kıldırmadığı yayılan Sad b. Ebu Vakkas, Kufe valiliğinden alınmıştır, malının yarısına el konulmuştur.
b. Toplum Öncelikli Yönetim
* Dikey ve yatay sorumluluk, zamansal ve mekânsal sorumluluk. "Fırat kıyısında bir deve helak olsa, Allah bunu Ömer'den sorar diye korkarım." demesi
* Ala el-Hadrami izinsiz orduyu Bahreyn taraflarına Fars üzerine çıkardığı için görevden azledilmesi (görevden alma).
* Deniz seferi ve savaşlara izin vermemesi
* Kak'a b. Amr'a "Bize Sevad'ın geliri yeter, ben Müslümanların güvenliğini, elde edecek ganimete tercih ederim." demesi
* Düşman ordusu ile aralarında nehir bulunduğu zaman savaşa girilmesini yasaklaması. Ceyhun'u geçen İran şahı Yezdücerd'i takip etmek isteyen Ahnef b. Kays'a izin vermemesi.
* Küfe ve Basra gibi ordugah şehrin Medine ile kara bağlantısı olacak şekilde Fırat nehrinin batısına inşa edilmesine izin vermesi. Böylece Fustat'ta Nil'in doğusuna kurulmuştur.
* Fakirlikten dolayı dilenen yaşlı bir yahudiye yardım etmesi.
* Sonraki halifeye zımmileri emanet olarak bırakması.
* Nil deltası ve Irak topraklarının ganimet olarak savaşanlara dağıtılmaması. "Sizden sonra gelecek Müslümanlara ne kalacak? Ayrıca ben bu toprakları sizlerin arasında taksim edersem, suları konusunda aranızda bozgunculuk baş göstereceğinden korkuyorum." demesi. Toprakların dağıtılmamasının diğer bir sebebi sebebi de Arapları mücahit, asker ümmet yapmak, onları ziraattan uzak tutma isteğidir. Diğer taraftan çevreyi merkeze bağlama düşüncesidir.
* Halife tek tek şahısları değil bütün toplumu merkeze alarak hareket etmektedir. Halid b. Velid'in azli buna örnektir.
* Bir makama en uygun kişiyi bulmak için zaman kaybetmek yerine, bu görevi yapabilecek birini görevlendirmek milletin yararı için daha uygundur. Kendisinden sonra heyetin 3 gün içinde seçim yapması ve halifenin göreve başlaması düşüncesi. Aynı zamanda yaralandığında namazı İbn Avf'ın kıldırarak tamamlamalarını istemesi.
* Yönetimde toplum öncelikli anlayış hakkında Ebu Yusuf şöyle demiştir: "Halkı gözetmeyen, hastaları ziyaret etmeyen zayıf ve kimsesizleri huzuruna almayan valileri görevden azletmiştir."
* İnsanların devlete olan itimadını (güven) sağlama düşüncesi. Bu maksatla Amr b. As'ın malını müsadere etmesi, Halid b. Velid'i ve Sad b. Ebu vakkasgörevden alması, Ammar b. Yasir'i "zayıf bir idareci, siyasetten anlamıyor" denilince görevden alması. Bunlar Hz. Ömer'in hukuki olmaktan çok toplum merkezli siyaset anlayışının kararlarıdır.
Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com
c. Asabiyeti Tesirsiz Kılma
* Kendi kabile ( Adi kabilesi) mensuplarını yönetimden uzak tutması. Numan b. Adi ve Kudame b. Mazun küçük memuriyet ve azli.
* Oğlu Abdullah'ı halife heyetine pasif olarak yerleştirmesi.
* İdarede kabileler arası denge kurmuştur. Bu sayede sosyal tabanı bütün Arap kabilelerine dayandırmıştır.
* Haşioğullarını yönetim kademelerinden uzak tutmuştur.
d. Kabiliyetli Yöneticileri Göreve Getirmesi
* Liyakat (uygunluk) esası.
* Arap dâhilerinin yönetimi.
* Şam bölgesi idarecilerinden Şurahbil b. Hasene'yi daha iyi ve yetenekli bir idareci bulduğu için; Ammar b. Yasir'i yine liyakatsizlikten almıştır.
Hz. Ömer'in İdari Yenilikleri
1. Teftiş Kurulu: Teftiş kurulu başkanı Muhammed b. Mesleme'dir. Hz. Ömer idarede şeffaf ve denetime açıktır. İdarecilerle valilerini karşı karşıya getirip halkın şikâyetlerini dinlemiştir. Hz. Ömer, idarecilere isnat edilen suçları soruşturmuştur. Basra valisi Muğîre b. Şube'yi şikâyet üzerine teftiş yaptırarak görevden almıştır.
2. İştişare Kurulu: Ensar ve muhacirlerden oluşur. Hz. Ali de kuruldadır. Hz. Ömer, komutanlarına ve valilerine de istişareyi tavsiye ederdi. Amil, vali ve komutan tayinlerinde, yöre insanlarıyla istişare ederdi. Kadınlarla da istişare eder, Şifa binti Abdullah'ın görüşlerine önem verirdi.
3.Asabiyeti Tesirsiz Hale Getirme Siyaseti: Bilal-i Habeşi gibi köle kökenlileri, Uyeyne b. Hısn gibi kabile reislerine tercih etmiştir. İdarî görevlere atamada liyakat ve takvayı esas almış, kabileyi değil. Kendi kabilesinden olanları yönetimden uzak tutmuştur. Oğlu Abdullah'ı seçilmemek kaydıyla halife seçimi şurasına üye tayin etmiştir. Haşimoğullarına da idarî görevler vermemiştir. İdarî görevlere atamalarda kabileler arası denge politikası güderek iktidarda tek kabilenin daha fazla söz sahibi olmasını engellemiştir.
4. Halk İçin Yönetim Anlayışı: Halka şefkatli, idarecilere sert idi.
Hz. Ömer, fetihlere iştirak eden orduların güvenliklerine önem vermiştir. Askerin hayatını tehlikeye atacak maceralara girilmesine izin vermemiştir. Kendisinden habersiz İran topraklarına girip ordusunu tehlikeye maruz bırakan A'la b. el-Hadramî'yi görevinden azletmiştir.
Deniz seferlerine ve askerleri nehirden karşıya geçirerek savaşmaya müsaade etmemiştir. Yeni kurulan şehirlerin, nehirlerin Başkentten yana olan yakasına kurulmasını istemiştir. Zekat veya harac malı toplarken, onların mallarının ve hayvanlarının en iyilerini almamaları talimatını vermiştir. Halktan alınan vergilerin adilane olmasına özen göstermiştir.
Fethedilen toprakları toplumun ortak malı kabul edip, elde edilen geliri halka dağıtmıştır.
5. Divan Teşkilatı: İslam'daki önceliğine göre savaşlara katılmış Müslümanları defterlere kaydettirerek, devletin fethedilen topraklardan elde ettiği geliri adilane bir şekilde dağıtmasıdır.
6. Hicri Takvim: Müslümanların kullandığı hicri takvim ilk kez onun tarafından ihdas edilmiştir. Hz. Ömer, ay takvimi sistemini kullanmış ve 1 Muharrem'i esas alarak önemine binaen Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye hicret tarihi olan 622 yılını başlangıç yılı kabul etmiştir. İlk kez onun döneminde resmi evraklara tarih konulması uygulaması başlatılmıştır.
7. Teravih Namazının Cemaatle Kılınması
8. Mikat Mahalli Belirlenmesi: Iraklılar için ihrama girilecek yer tespit etmiş ve onun içtihadına göre Zât-ü Irk, mikat mahalli olarak belirlenmiştir.
9. Müellefe-i Kulûbun Ödeneklerini Kesmiştir
Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com
Evâil-i Ömer
1. Beytülmali kurması: Beytülmal görevlilerini merkezden atamıştır. Devletin merkezinde beytülmal olduğu gibi taşrada da beytülmal var.
2. Esirler ve Hakkındaki Kararları
3. Yeni Şehirlerin Kurulması: Irak'ta Basra ve Kufe; Mısır'da Fustat.
4. Fatih Askerlerin Fethedilen Yerlere Yerleştirilmesi
5. Hicri Takvimin Kabulü
6. Zekatı, Cizyeyi, Haracı, (Fey) Humusu Müslümanlara Dağıtması
7. Fethedilen Topraklardan Alınan Harac Vergisini toplum yararına kullanması, ihtiyaçlılara ulaşması.
8. Divan Teşkilatını Kurması: İslam'daki önceliğine göre savaşçıları ve ailelerini yazdırması.
9. Hapishane Kurulması
10. Posta Teşkilatı
11. Teravih Namazını Cemaatle Kıldırması
Muvafakât-ı Ömer
* Onun ileri sürdüğü bazı görüşlerini destekler mahiyette ayetler nazil olmuştur. Bu ayetlere "Muvafakât-ı Ömer" denilmektedir.
* Bedir esirlerinin boynunun vurulmasını, onların belinin (gücünün) kırılmasını önermesinin sonra vahiyle desteklenmesi.
* İçkinin yasaklanması (Maide 90-91).
* Peygamber hanımlarının erkeklerle perde arkasından konuşması (Ahzab 53).
* Abdullah b. Übeyy (münafık)ın cenaze namazının kılınmaması gerektiği (Tevbe 84).
* Hz. Ömer: Ben üç şeyde Rabbime muvafakat ettim:
Makam-ı İbrahim hakkında (Bakara 125),
Hicab (tesettür) hakkında (Ahzab 53) ve Bedir esirleri hakkında (Enfal 68) (Müslim , Fedailu's-sahabe 24) demiştir.
Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com
Hz. Ömer'in Orduya Asker Temini
Hz. Ömer, İslam ordusunu şu kesimlerle güçlendirmiştir:
1. İrtidat veya isyan edip tekrar denetim altına alınan bedeviler: Hz. Ebubekir'in orduya almadığı bu kitleleri Hz. Ömer askere alarak asker ihtiyacını karşılamış ve onların Müslümanlarla birleşmelerini sağlamıştır.
2. Yol boyundaki kabileler: Savaşın cereyan ettiği bölgelerdeki komutanlarına, cepheye giderlerken yol boylarındaki kabile mensuplarını askere almalarını istemiş ve gerekirse mecbur tutmalarını emretmiştir.
3. Suriye ve Irak bölgesindeki Hıristiyan Arap kabileleri: Hz. Ömer: 'Kisra ve Kayserleri, Arap kabile şefleriyle çökerteceğim' diyerek Suriye ve Irak'ta yaşayan ve çoğu Hıristiyanlığı benimsemiş olan Arap kabileleri ile ortak hareket etmelerini komutanlarına emretmiştir.
4. Hz. Ömer, kimi zaman cihâda vurgu yapan ayetleri okuyup halkın dinî duygularına hitap ederek, kimi zaman da elde edilecek ganimetlerden daha fazla pay vereceğini vaat ederek orduya asker toplamaya çalışmıştır. Hz. Ömer'in bu duyurularından sonra, Arabistan'ın değişik bölgelerindeki kabilelerden çok sayıda insan cepheye gitmek için Medine'de toplanmıştır.
Becile kabilesi mensupları Medine'ye gelerek Cerir b. Abdullah el-Becelî komutasında Irak cephesindeki savaşa iştirak etmişlerdir.
Fetihler
1. Irak-İran Fetihleri
Hz. Ömer, hilafet makamına geçmeden önce Hz. Ebubekir h. 13. (634) Hâlid b. Velid'i Irak cephesinden Suriye'ye gönderdi.
Halid'in gönderilişini fırsat bilen Sasanîler bölgeyi tekrar ele geçirmek için savaş hazırlığına girdiler. Bunu haber alan Irak bölgesi komutanı Müsennâ b. Harise, tekrar yardım istemek için Medine'ye geldi. O sırada Hz. Ebubekir hastalanmıştı. Yerine Hz. Ömer'i halife adayı göstermişti. Ondan Müsennâ'ya destek olmasını istedi.
Hz. Ömer, halktan biat aldıktan sonra ilk icraat olarak, halkı Irak ordusuna katılmaya davet etti ise de halk, cihad davetine icabet etmekten sakındı. Üç günün sonunda Ebu Ubeyd b. Mes'ud es-Sakafî ismindeki genç bu davete ilk icabet eden oldu. Savaş gönüllüsü 1000 kişiyi bulunca, Hz. Ömer, onların başına Ebu Mes'ud'u komutan tayin ederek Irak'a gönderdi.
Müsennâ'ya da onunla birlikte hareket etmesini emretti.
* Köprü Savaşı: Sasanilerle ilk savaş. Müslümanlar yenilgiye uğradı.
* Büveyb Savaşı
* Kadisiye Savaşı (14/635): Kûfe'nin 30 km. güneyinde, Sâsânîler'in sınır şehirlerinden Kadisiye'de İslam ordusu: 9-10 bin; Sâsânî ordusu 70-80 bin kişi ve 30 fil. İslam ordusu komutanı Sa'b b. Ebi Vakkas. Sasânîlerin Rüstem'dir. Sa'd, savaştan önce Kisra III. Yezdicerd'e ve Rüstem'e elçi göndererek onları İslam'ı kabule veya cizye ödemeye davet etti. Bu davete İran tarafı sert ve alaycı tepkilerle karşılık verdi. Karşı karşıya gelen iki ordu arasında üç-dört gün çetin çatışmalar oldu. İslam ordusu, ilk gün filler yüzünden zor anlar yaşadı. Sonraki günlerde de ağır kayıplar verdi. Sonunda Rüstem öldürüldü, ordusu bozguna uğratıldı. Müslümanlar Kadisiye'de zafere ulaştı. Müslümanlar, bu zaferle Kuzey Irak ve İran'ın kapılarını aralamışlardır. Köprü savaşında alınan yenilginin izlerini bu zaferle silebilmişlerdir. Kisra III. Yezdicerd, saraylarını İslam ordusuna terk edip doğuya kaçtı. Kadisiye zaferi sonucunda bir yıl sonra İran'ın başkenti Medâin fethedildi. Başkent Medain'in fethi ile sevad (Mezopotamya) Müslümanların kontrolüne geçti.
* Celûlâ Savaşı (16/637)
* Ehvaz Fethi
* Ramuhürmüz ve Tüster Fethi
* Nihavend Savaşı (21/642): Kisra lll. Yezdicerd'in Müslümanlara karşı savaş hazırlığına giriştiğinin duyulması üzerine Hz. Ömer, Sa'd b. Ebî Vakkas'a, Nu'man b. Mukarrin komutasında bir ordunun Ahvaz bölgesine sevkini emretti. Nu'man, emrindeki ordusuyla ilk etapta Ramhürmüz, Tüster ve Sus şehirlerini fethetti (20/641). Askerî hazırlıklardan vazgeçmeyen Kisra'ya karşı Hz. Ömer, Basra ve Kûfe halklarından yeni bir ordu hazırlatıp yine Nu'man b. Mukarrin'i kumandan tayin etti. Keşif için görevlendirdiği Tuleyha b. Huveylid'in getirdiği habere göre düşman kuvvetleri kalelere ve siperlere çekilmişti. Nu'man, yaptığı atlı hücumlarla düşmanı harp sahasına çekti. Meydan savaşında İslam ordusu zafere ulaştı. Nu'man b. Mukarrin, savaş alanında atının sürçmesiyle yere düşerek şehid oldu (21/642). Nihavent zaferiyle Irak'ın fethi tamamlandığından bu zafere "Fethu'l-futûh" (Fetihler Fethi) denildi. Bu savaş ile Sasanilerin İran topraklarını terki gerçekleşti.
* Kuzey İran Fetihleri: (Faris, Azerbaycan, İsfehan)
* Horasan Fetihleri
Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com
Sâsânî İmparatorluğuna Son Darbe
Sâsânîlere karşı sürdürülen mücadelelerde Nihavend savaşı Sasânî İmparatorluğunun çöküşünü resmileştirmiştir. Bu savaşa kadar Müslüman komutanlar irili ufaklı birçok mücadele yaptılar. Zira İslam ordusunun önünden kaçan Yezdicerd sığındığı her yerde nüfuzunu da kullanarak tekrar ordu toplayıp Müslümanların karşısına çıkıyordu. Bu durumun önüne geçebilmek için bölgedeki komutanlar, Hz. Ömer'in de muvafakatini alarak İran içlerine kadar ilerleyerek, İran devletinin varlığına son vermeye karar verdiler. Bu planı uygulamaya koymak için İran toprakları birkaç cepheye bölündü ve her bir bölgeye ayrı ayrı komutanlar tayin edildi. İslam ordularının bu görev paylaşımı ile İran toprakları tamamen fethedildi. Ahnef b. Kays komutasında ilerleyen ordunun bir kolu, günümüzdeki Afganistan şehri olan Herat'a kadar ilerledi.
2. Suriye Fetihleri
Suriye cephesi, Hz. Peygamber döneminde sürdürülen tebliğ faaliyetlerinin bir devamı olarak açılmış ve buradaki mücadeleler Hz. Ebubekir tarafından devam ettirilmiştir.
Hz. Ebubekir irtidat ve isyan hadiselerini bastırıp bozulan dengeleri tesis ettikten sonra hiç vakit kaybetmeden Suriye'ye ordu sevk etmiştir. Hz. Ömer halife olduğu zaman burada var olan mücadeleleri aynen sürdürme kararı almış ve onun döneminde her iki cephede verilen mücadeleler kapsamlı bir fetih dalgasına dönüşmüştür.
Her ne kadar Hz. Ömer, selefi tarafından başlatılan mücadeleyi sürdürme kararı almışsa da hilafete geldikten bir süre sonra, buradaki savaşları idare eden komutan Hâlid b. Velîd'i görevden alıp yerine Ebû Ubeyde b. el-Cerrâh'ı atamıştır.
* Fihl Savaşı
* Şam (Dımaşk)'ın Fethi (14/635): Bizans'ın Doğu Akdeniz hakimiyetine büyük bir darbe vurulmuştur. Müslümanlar, bu savaşla bin yıldır Bizans'ın elinde olan çok önemli bir merkezi (Dımaşk) ele geçirerek Anadolu, Suriye ve Mısır fetihlerine kapı aralamışlardır.
* Mercu'r-Rum Savaşı
* Hums, Hama, Lazkiye ve Kınnesrin Fethi
* Yermük Zaferi (15/636):
Filistin ve Suriye'deki hakimiyetinin artık temelden sarsıldığını idrak etmeye başlayan Heraklius, Müslümanların elde ettiği başarılara karşı bir ordu hazırlamaya karar verdi. Heraklius, yüzbin kişilik büyük bir ordu hazırlayarak Antakya'dan, Ürdün'ün doğusuna açılan Yermük vadisine doğru hareket etti. Büyük bir Bizans ordusunun üzerlerine gelmekte olduğunu öğrenen Ebu Ubeyde, komutasındaki yirmi dört binden oluşan ordusu ile Yermük'te Bizans ordusunu karşıladı. Yermük'te meydana gelen meydan savaşında İslam ordusu büyük bir zafer kazandı. Bu savaşta İslam ordusunda kadınlar da bulunuyordu. Kılıç kullanarak kahramanlıklar gösteren kadınlar arasında Ümmü Hakim bt. Haris ile Hind bt. Utbe de vardı. Hezimet haberini alan Heraklius, Antakya'dan İstanbul'a kaçarken; "Ey Suriye! Sana selam olsun! Burası düşman için ne güzel bir ülkedir" demiştir. Yermük zaferiyle Müslümanlar, Suriye bölgesinde kalıcı olarak yerleşmeye başlamışlardır. Müslümanlar bundan sonra Suriye'de ciddi bir mukavemetle karşılaşmadılar.
*Şurahbil b. Hasene, Akka'yı (15/636);
*Ebu Ubeyde b. Cerrah, Kınnesrin, Hama (15/636), Haleb (16/637) ve Antakya'yı (17/638);
*Halid b. Velid, Maraş'ı (16/637);
*Iyaz b. Ganm, Urfa, Rakka, Nusaybin, Malatya ve Cezire bölgesini (19/640) fethetti.
Bu fetihlerle İslam devletinin sınırları Toroslara dayandı. Hz. Ömer döneminde Doğu Anadolu, İrminiyye, Azerbaycan ve Kafkaslar'a kadar ulaşıldı. 18/639'da Suriye'de yayılan veba hastalığı, Ebu Ubeyde başta olmak üzere içinde sahabenin ileri gelenlerinin de olduğu yirmi beş bin insanın ölmesine sebeb olmuştur.
* Kudüs Fethi (16/637): Suriye'nin fethi tamamlanırken diğer taraftan Filistin ve çevresinin fethine memur edilen Amr b. As, Kudüs'ü kuşattı. Dört ay süren muhasaradan sonra Müslümanlar burayı barış yoluyla aldılar. Kudüs patriği Sophronius barış antlaşmasının bizzat halife tarafından imzalanmasını şart koştu. Hz. Ömer o sıralarda birçok sahabi ile birlikte Suriye bölgesi komutanları ile istişare etmek üzere Cabiye'ye gelmişti. Durum kendisine iletilince Kudüs'e geldi ve Kudüs halkı ile bir antlaşma yaptı.
Bu antlaşmaya göre:
a. Kudüslüler dinlerinden dolayı rahatsız edilmeyecekler,
b. Zarara uğratılmayacaklar,
c. Kiliselerinde oturulmayacak,
d. Bu kiliseler ve müştemilatı yıkılmayacak,
e. Halkın kilise ve suretleri koruma altında bulundurulacaktır.
Filistin bölge komutanı olan Amr b. Âs, Kudüs'ü fethettikten sonra bütün Filistin'i fethetmiştir.
* Kayseriye Fethi
3. Cezire Fetihleri: Fırat ile Dicle Nehirleri arası, yani Irak-Suriye arasındaki bölgedir.
4. Mısır Fetihleri
Amr b. As, Hz. Ömer ile bir görüşme yapmış ve Mısır'ın fethedilmesi için izin istemiştir. Amr, Halifeyi ikna etmeye çalışırken, Bizans'ın bir ayağının Mısır'da olduğunu ve bu bölgenin kontrol edilmemesi durumunda, Müslümanların buradan muhtemel bir Bizans saldırısıyla karşı karşıya kalabileceklerine dikkat çekmiştir. Onun ısrarları üzerine Hz. Ömer bu bölgeye ordu göndermeye karar vermiş ve böylece Mısır cephesi açılmıştır. Bölgeye gönderilen ordular daha sonra Abdullah b. Zübeyr komutasında gönderilen takviye birliklerle desteklenmiş ve Mısır topraklarının tamamı fethedilerek İslam orduları Libya çöllerine kadar ulaşmıştır. Mısır fethedilirken Amr b. As, Hz. Ömer'den aldığı izinle Babilyon'un güneyinde Fustat ismiyle bir ordugah şehir kurmuştur. Bu başarılardan sonra Hz. Ömer'e haber gönderen Amr, şayet müsaade ederse Afrika içlerine doğru gitmek istediğini belirtmiş ve bu bölgenin tamamını fethedebileceğini söylemiştir. Ancak Hz. Ömer onun isteğini kabul etmeyip Mısır'a dönmesini emretmiştir.
* Ferma ve Bülbeys Fetihleri
* Ümmü Düneyf Fethi
* Babilon Fethi
* İskenderiye Fethi (21/642)
* Berka ve Trablusgarp Fethi
Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com
Hayber'den Yahudileri Çıkarması (20/641)
Irak, İran, Suriye, Filistin, Ürdün ve Mısır'ın fethinden sonra, Hz. Ömer, Hayberli Yahudilerle Necranlı Hıristiyanları Arap Yarımadasının dışına çıkarmaya karar verdi. Hayberli Yahudileri yurtlarından çıkarırken, Hz. Peygamber'in taksimatını esas alarak onların topraklarını Müslümanlar arasında paylaştırdı. Onların tamamen mağdur olmamaları için, onlara Arabistan'ın kuzeyinde geniş araziler verdi. Aynı şekilde gelirleri Hz. Peygamber'e ait olmak üzere barış yoluyla ele geçirilmiş olan Fedek bölgesindeki Yahudilere ait arazilerin değerini de tespit ettirdi ve bu değerin yarısını sahiplerine ödeyip kendilerine kuzeyde araziler verdi.
Necran'dan Hıristiyanları Çıkarması
Hz. Ömer, Necranlı Hıristiyanları Necran'dan çıkararak Kûfe yakınlarındaki Necrâniyye'ye gönderdi. Bunu gerçekleştirirken onlara bu bölgede toprak verdi. Ayrıca götüremedikleri eşyalarını satın alarak bu yolla mağduriyetlerini gidermeye çalıştı. Gittikleri yerde kendilerine geniş topraklar verilmesini, bu topraklardan bir süre vergi alınmamasını, daha sonra Hz. Peygamber ile yaptıkları antlaşmaya uygun biçimde cizye vermeye devam edilmesini valilerinden istedi. Hz. Ömer'in gayrimüslimleri Arap Yarımadası dışına çıkarmasının en önemli gerekçelerinden birisinin, Hz. Peygamber'e isnat edilen 'Arap Yarımadası'nda iki din bir arada bulunmaz' hadisi olduğu ve bundan dolayı onlara karşı bu uygulamayı başlattığı rivayet edilmektedir.
Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com
Devletin Müesseseleşmesi
Hz. Ömer'de Fıtri kabiliyet + teşkilatçılık + Basiret + Feraset + Mesuliyet duygusu + Kuran ahlakı bir arada yer almıştır. Bu yüzden onun döneminde devletin müesseseleşmesinde önemli adımlar atılmıştır.
a. Beytülmal'in Kuruluşu: Adullah b. Erkam ve Muaykıb b. Ebu Fatıma, Abdurrahman b. Ubeydullah (yrd). Bu isimler Vali + Beytulmal sorumluluğu içerisindedir. Amr b. As, vali + beytülmal amili, Abdullah b. Mesud kadı + beytülmal amil.
b. Cizye: Hz. Ömer zamanında çocuk, kadın, fakir ve kilise gelirleriyle geçinen rahiplerin cizyeden muaf tutuldukları bilinmektedir. Cizye miktarlarındaki köklü düzenlemeler Hz. Ömer döneminde olmuştur.
Osman b. Huneyf'in. Sevad bölgesinden cizye toplarken ödenen cizye miktarının yazılı bulunduğu mühürlü bir deri parçasını mükelleflerin boynuna astırdığı bilinmektedir.
c. Divan Teşkilatı: Beytülmalde toplanan mal ve paranın düzenli bir şekilde hak sahiplerine dağıtılması ihtiyacı ile kurulmuştur. Diğer bir isim ile Defterler. Defterleri tutan memurlar ve resmi dairenin adıdır. Gelirler (cizye, haraç) ve ticari vergiler.
Hz. Ebubekir gelirde eşit dağıtım gerçekleştirmiş. Hz. Ömer ise toplumsal ekonomik farklılıkları göz önünde tutmuştur. Bedir-Hudeybiye 4000, Hudeybiye-Ridde 3000, Ridde-Kadisiye ve Yermuk arasında Müslüman olanlara 2000, sonrasında Müslüman olanlara 1ooo dirhem ata almıştır (İbn Sad). Dağıtım esasları şöyledir: Yılda bir defa; Maaş miktarının sabit olması; Maaş almaya hak kazanması.
Bunun için kabile sistemini baz almış ve divandan maaş alacakları kabile şecerelerini gösterir soy cetvelleri hazırlamıştır: Akil b. Ebu Talib, Mahrame b. Nevfel, Cubeyr b. Mut'im. Buna göre merkeze Benu Haşim ve Bedir Gazvesi'ne katılanlar öncelik sırasında. Yani Hz. Ali ile Hz. Osman farklı sıralarda olmasına rağmen aynı miktarı almışlardır. Maaşta azat edilmiş köleler (mevali) efendileri ile eşittir. Usame b. Zeyd, ehl-i beytten kabul edildiği için daha önce yazılmış ve yüksek meblağ almıştır. Hz. Ömer'e huzura kabulünde de kıstas budur.
d. Adalet Teşkilatı: Valilikten sonraki ilk kurum kadılıktır.
Medine'de Ebu'-Derda, Kufe'de Ebul Kurre ile Kadı Şureyh, Mısır Kays b. Ebul As, sonra oğul Osman b. Kays, Basra Ebu Meryem el-Hanefi, ardından Kab b. Sevr el-Lakiti kadılık yapmıştır.
Medine'de ayrıca Temyiz Mahkemesi ve hapishane kurulmuştur. Safvan b. Umeyye .
Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com
e. Ordugah Şehirlerden Yeni Medeniyet Merkezlerine Geçiş
Basra (14/635): Sivil Yönetime geçişi 16/637'dir. Basra Bağdat'ın 420 km güneydoğusunda, Dicle-Fırat birleştiği yerdedir. Utbe b. Gazvan. Önce Sakif, Süleym, Adi, Beli, Mazin ve Yeşkur kabile askerleri, Sonra Temim, Dabbe, Ribab, Abdulkays, Bekr b. Vail, Kureyş, Kinane, Kaysı Aylan, Ensar yerleşmiştir.
Kufe (17/638): Kufe, Babil harabelerinin güneyinde, Fırat'ın batısında yer almaktadır. Eski Hire şehridir. Yemenliler (12.000) doğuya, Nizarlılar (8000) batıya yerleştirilmiştir.
Ayrıca 1. Hemdan ve Himyer, 2. Mezhic, Eşar ve Tay, 3. Kureyş, Kinane, Esed, Temim, Ribab, Müzeyne, 4. Kays, Abdulkays, 5. Kinde, Hadramut, Kudaa, Mehre, 6. Ezd, Becile, Hasam, Huzaa, Ensar, 7. Bekr, Tağlib ve Rebia kabileleri yerleştirilmiştir.
Bu teşebbüsler kabilecilikten toplum hayatına geçiş denemeleridir.
Fustat (21/641): Fustat'ın kuzeyinde Babilon, doğusunda Mukattam dağı, batısında Nil Nehri bulunmaktadır.
Ordugah şehirler ile;
* Arapların rekabet merkezleri yarımadadan Suriye ve Mısır gibi yerlere taşındı.
* Mezhic, Becile, Hemdan, Hasam gibi dar kapsamlı kabilelerden Mudar, Rebia, Nizar, Adnan, Kahtan gibi daha geniş soy birliklerine dönüştü. Çekirdek kabile yerine büyük kabile federasyonları.
* Kabilelerden öte Horasan, Irak ve Şam gibi büyük bölgeleri etkileyen boyuta kaydı.
* Hz. Osman dönemindeki isyanın bu şehirlerden gelmesi tevafuk değildir.
Hz. Ömer'in İlme Hizmetleri
1. Kur'an-i Kerim'in mushaf haline getirilmesini teklif etmesi.
2. Bütün İslam beldelerinde valilere, mescid ve mekteplerde Kur'an-i Kerim, okuma-yazma ve Arap dili kaidelerinin yanısıra ensab bilgisi, darb-ı mesel, şiir, yüzme, binicilik ve atıcılığın öğretilmesini valilere emretmiştir. Bu maksatla Medine'den bazı sahabileri göndermiş, onlara maaş bağlatmıştır.
3. Kur'an'ın doğru anlaşılması için çaba sarfetmiş, müteşabih ayetlerle ilgilenenleri bundan menetmiştir.  
Kaza ve kader konusundaki yanlış yorumları engellemiştir.
4. Hadis rivayetlerinde ravilerin rivayetlerine şahit getirmelerini istemiştir. Bir ara hadisleri bir araya getirmeyi düşünmüşse de daha sonra vazgeçmiştir.
Hz. Ömer'e Suikast ve Vefatı (644)
644 yılında bir sabah namazı kıldırırken Ebu Lü'lü ismindeki köle tarafından hançerlendi. Bundan dolayı Halife ağır yaralandı. Vefat edeceğini anlayınca halefinin seçimini aşere-i mübeşşereden hayatta olan Osman, Ali, Talha, Zübeyr, Abdurrahman b. Avf ve Sa'd b. Ebi Vakkas' ile oğlu Abdullah'a bıraktı. Oğlu, seçilmemek şartıyla heyette yer alıyordu. Şura kendi aralarında üç gün süreyle istişare edecekler ve birini halife seçeceklerdi. Yapılan istişareler sonucunda seçim Hz. Ali ile Hz. Osman arasında kaldı. İkisinden birini seçme yetkisi Abdurrahman b. Avf'a bırakıldı. O da adaylarla ve Medine halkıyla yaptığı istişare sonucunda Hz. Osman'ın halife olmasına karar verdi.

TEBN MASTER İTAM  
KONULARLA ÖĞRENİM  YÖNTEMİ
Kaynak: Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi ( İzinsiz almak bu emeğin rızasını ihlal etmektir.)
Çalışmalar Tebyin.com üzerinden 7 / 24 faydalanmak isteyenlere açıktır. 

Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesine yönlendirebilirsiniz.
Paylaşımlarımızın sitemiz dışında yayınlanmasını uygun değildir. Hak ihlali yapmamanızı tavsiye ederiz...
Ennas  & Tebyin Master İlitam Ailesi Ekibi Tarafından Hazırlanmıştır. https://www.tebyin.com
Ey kardeşim ; Selam ve Esenlik üzerine olsun...
Takdir , Teşekkür ve Dua etmek erdemli olmanın gereğidir. Haset etmek yerine Gıbta etmek kardeşliğin ve inancın gereğidir. 
Haset sahibini zehirler , hasidi bitirir. Müslümanın inanan kardeşine hüsnü halde bulunması gereklidir. Güzel kardeşim içindeki benden kurtulmak için hasidi ve zannı terket güzel kardeşim. Takdir  , Teşekkür ve Dua etmek saadet sahibi insanların ahlakıdır. Övgü ve yergi acizlerin halidir. Bir kulun iyiliğini gördüyseniz , faydasına erdiyseniz  ona ya misliyle cevap veriniz yada nankörlük etmeyiniz... Biz kul makamındaki kimsenin övgüsüyle övünemeyecek, yergisiyle yerilmeyecek kadar düstürluyuz bi iznillah. Bizler her kardeşimizi Allah için sevmekteyiz.

TEBN MASTER İTAM  

Kaynak: https://www.tebyin.com/index.php?topic=3241.0

  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi
'' Onların çoğu ancak zannın ardından gider. Oysa zan, hak namına hiçbir şeyin yerini tutmaz. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilendir.'' Yûnus Suresi 36. Ayet

O size istediğiniz her şeyi verdi. Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız başa çıkamazsınız. Şu bir gerçek ki insanoğlu çok zalim, çok nankördür!

Şeyda Ilgaz Koü

Allah razı olsun çok faydalı bir özet olmuş
  • Üniversite: Kocaeli Üniversitesi

serap şabanoglu kou

Şükürler olsun tebyin gibi bir nimete sahibiz ALLAH razı olsun emek veren hocalarımdan.

Cemile Öz Koü

Diğer özetlerden biraz daha detaylı. Hiç ummadığımız yerlerden soru gelebiliyor.Detaylarda önemli.
  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi

OĞUZDURAN

  • Üniversite: Kocaeli Üniversitesi

Melek

Allah razı olsun. İlminiz daim olsun..
  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi

Aziz Türkmen Koü

Hocam cok güzel tesbitler Rabbim razı olsun. Tebyinin kıymetini bilmeyi nasip eylesin.
  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi
Ya Rab Dostlarından Ayırma

AliAzakKoü

Allah razı olsun .iyiki varsınız Tebyin Ekibi ..
  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi

Yukarı git