Tebyin Ailesi ; Bir Cevherdir, BOŞ LAKIRTILARLA Değil ! İcrââtlarıyla Bir Cevherdir. ! (Bu Gayretler Yalnız Allah için )


Ayıp Ve Kusurları Araştırmak

Başlatan ღ۩ Tebyin ۩ღ, 03 Ağustos 2019, 16:12:45

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aşağı git

ღ۩ Tebyin ۩ღ

Ayıp Ve Kusurları Araştırmak

Yüce şeriatımız tecessüs (ayıpları araştırmak) dan men'etmiştir. İnsanların ayıplarını dışa vurmayı caiz görmemiştir. Allah Teâlâ buyururki :
"...Birbirinizin kusurunu araştırmayın." 411
Resûlullah (s.a.v.) buyurur ki;
"Devlet başkanı insanlar hakkında şüpheye düştüğü vakit onları ifsâd eder."412
Diğer bir rivayette Allahm resûlu: "Şüphesiz insanların ayıplarının (açığa çıkması için) peşine takıldığın zaman onları bozmuş olursun. 413
Münker işleyen birini, açıkça işlemesi müstesna muaheze etmek doğru değildir. Abdullah İbn-i Mes'ud'a: "Falan adam sakalına şarap damlattı,: diye haber verilince: Ayıpları açığa vurmaktan men' olduk. Fakat açıktan bir şey işlesin onu (hemen) hesaba çekeriz." buyurdu. 414
İslâm Hukuku, bir kimse işlediği suçu, bulunduğu topluluk içinde açıktan yapmayıp, toplumun her kesimine yayılması için yaptığını gizler ve suç haddi aşmazsa Resulullah'ın (s.a.v) şu hadisine dayanarak durumu hükme bağlanmıştır:
"Şu pisliklerden kim görür, karşılaşırsa Allah'ın örtüsünden münasip bir örtü ile örtsün. Kim o pislikleri açığa vurup perdeyi aralarsa Allah'ın kitabında onun hakkındaki cezasını uygularız. "415
Bu açıklamalardan anlaşılıyorki, işlediği hatasını örtüp de onu açıktan yapmayan kimse şeriatın emrine uygun davranmış olur. Fakat açıktan suç işleyen ise diğer bir suçu irtikap etmiş demektir. Bu nedenle İslam uleması der'ki; "ma'rufu emr münkeri nehyetme görevini tahakkuk ettirmek için halkın kendi aralarında fısıldaşıp gizli konuştuklarını ifşa etmesini istemek doğru değildir. Aynı şekilde evine girmekle adamın gizlice işlediği suç, evinde "dinleme hırsızlığı" yapması, hariçten bilmek istemesi ve İşlediği günahı almak için komşunun evinde cereyan eden bir iç olayım öğrenmek istemesi de doğru değildir. Zaten evinde günah işlediği doğrulanan kimse Allah katında sorumludur. Ma'siyet evine münhasır kaldığı sürece, herhangi bir kimsenin müdahale hakkı olamaz.
Bu konuda tarihde Hz. Ömer (r.a) ile bir adam arasında geçen vak'a anlatılır. Şöyle ki:
"Hz. Ömer (r.a) adamın birinin evine pencereden içeri girer ve adamı istenmeyen bir halde yakalayarak:
Bu yaptığın nedir?" diye adama çıkışınca, o da:
"Ey mü'minlerin emîri! Ben Allah'a bir açıdan isyan ettiysem, sen üç açıdan günah işledin" diye cevap verince,
Hz. Ömer (r.a):
"Nedir onlar?" diye sorunca adam:
Allah Teâlâ: "Gizli kusurları araştırmayın" 416 buyurdu. Sen araştırdın. Allah Teâlâ; "Evlere kapılardan giriniz."417 buyurdu. Sen pencereden girdin. Allah Teâlâ: "İçinde bulunanlara selâm verip onlara ünsiyet etmeden başkalarının evine girmeyiniz." 418 buyurduğu halde, sen selâm vermeden içeri girdin, dedi. Bunun üzerine tevbe elmek şartıyla Hz. Ömer (r.a) kendisini bıraktı. 419
Kaval, utar ve benzeri çalgı âletlerinin ve sarhoşların kendi aralarında alışıp kullana geldikleri edeb dışı sövme sesleri, evin dışındaki kimselerce -münker belirtileri olduğu açıkça- anlaşılır, evin duvarlarından dışarı taşarak sokaktaki halk tarafından işitilmekle beraber, Allâme el-Mâverdî'ye göre eve girmek caiz değildir. Onu ayıp görerek münker görevini dışarıda yapması gerekir. Gizli işlenen ma'siyetin emarelerinin dışarıya taşması içerde işlendiğinin ortaya çıktığı şüphesiz. Fakat münkeri nehiy için gizlenen masiyetleri ortaya çıkarmak caiz değildir. 420 Fakat İmam Gazâlî bu görüşün aksini savunur. Ona göre bu emareleri ortaya çıkan bir münkeri ayıp görmek yeterli olmayıp, işlendiği eve girerek içki kadehlerini kırmak ve içkiyi dökmek lazımdır. Buna ilâveten de şöyle der Gazâlî:
Yükselen sarhoş naralarını sokaktakiler duyduğu zaman münkeri nehyedebilir. Bazan şarap kapları ve çalgı aletleri koltuk ve etek altlarına gizlenebilir. Fasık bir kimsenin eteğinin altında ne olduğunu anlamak için açtırıp bakmak caiz değildir. Onun kötü bir insan olması, koltuğunda taşıdığı şeyin içki olduğuna delâlet etmez. (Zira onun da başka maddelere ihtiyacı vardır. Sirke veya benzeri başka bir şey de olabilir. Artık bu gizlediği helâl birşey olsa onu gizlemezdi deyip delil olarak ileri sürülemez. Çünkü bir yandan gizlemesi ve bir yandan şarap kokusu zan ifâde eder. Bu hususlarda zan, ilim gibidir). Ud da böyledir. Üzerinde ince bir bez bulunduğu zaman şekliyle tanınır. Şeklin delâleti, koku ve sesin delâleti gibidir. Delilleri belli olan şey gizli sayılmaz. (Bizler, Allah Teâlâ'nın gizlediklerini gizlemekle, açığa çıkan kötülükleri de inkâr ve reddetmeğe memuruz.) 421
İmam Gazâlî'nin ileri sürüğü bu görüş, bize, bu konuya doğru yaklaşma şansını bahsetmiştir. Şüphesiz ki kişiyi ilgilendiren şahsî işlerinden birine müdahale etmek doğru değildir. Fakat emâreleriyle ortaya çıkan ve tüm halkın farkına vardığı herhangi bir amel şahsî sayılmaz. Onu nehyetmek farzdır. Aksi halde ma'rufu emr münkeri nehiy görevi hakkıyla yerine getirilmiş olmaz. Hatta bu ma'rufu emr ve münkeri nehiy kanunu tatbik edilmesine rağmen hâlâ günah işlenip yaygınlaştığım ve suça hürriyet derecesinde üstünlük tanındığını ifade eder.
Münker işlendikten sonra onun nerede işlendiği bilinmezse, el-Mâverdî'ye göre bunu araştırmak, izlemek ve meselâ "falan adam zina edecek veya öldürmek için köyden birini alıp dağa çıkardı" şeklinde kesin bir haber ortaya çıkınca acilen müdahale etmek caizdir. Bu durumda gevşek ve tedbirsiz davranmak caiz değildir. Çünkü bir kişi haramı çiğneyip zina edecek ve haksız yere adam öldürecektir. 422
Bütün bu açıklamalardan anlaşılmıştır.ki "ayıp araştırmamak" ma'rufu emr münkeri nehyetmenin en mühim âdâbındandır. Ancak geniş kapsamlı (bir operason) olmamak kaydıyla bazı zamanlarda bu yola başvurmak caizdir. İmam Gazâlî: "Bizler, Allah Teâla'nın gizlediklerini gizlemekle karşımıza çıkan kötülükleri de münker görüp red ile emrolunduk." 423
Gazâlî ilâveten şunu söyler:
"Tecessüs (ayıpları araştırmak) demek, tanımaya vesile olacak emare ve delilleri aramaktır. Tanıma delilleri kendiliğinden ortaya çıkmış ve tanıyıp anlama ifâde etmişse gereği ile amel olunur. Fakat bu hususta bilgiye vesile olacak emareleri araştırmağa müsade yoktur." 424
Bu meseleyi çözmede, genel bir kaide olması bakımından İmam Gazâlî'nin görüşü ne kadar da haklıdır.

411 el-Hucurât: 49/12.
412 Ebu Davûd, Kitabu'l-Edeb (Tecessüs babın) da rivayet etti.
413 A.g.e
414 A.g.e
415 a)- İmam Maük-el-Muvatta'-Kitabu'l-Hudud (yaptığı zina fiilini bizzat itiraf eden) babında rivayet etti. (c: 3/43).b) Ahkâm-üs-Sultaniyye-et-Mâverdî: sh: 285 ( Tere)
416 Hucurat: 49/12.
417 Bakara: 2/189.
418 Nûr: 24/27.
419 İhya: 2/285
420 el-Ahkâmü's-Sultaniyye: 243.
421 İhyâ-u Ulûm-id-Dîn: 2/285
422 el-Ahkâm-üs-Suhaniyye: 243
423 İhya: 2/285
424 Age: 2/286


Kaynak: https://www.tebyin.com/index.php?topic=2106.0;prev_next=next

  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi

Gülzade

Rabbim kendi kusurlarımızla hemhâl olmayı nasip eylesin inşallah selam ve dua ile hocam
  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi

Ayşe Turgut

  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi

Gülşen Uzun Koü

Allahım sen bizleri alay eden kullarından eyleme
  • Üniversite: Kocaeli Üniversitesi

Ayşe Güzin

Şimdi ortalık yangın yeri.Butum masiyetler göz önünde işlenir olmuş ama emri bil maruf nehyi anıl münker yapacak iman gücüne o idrake sahip değiliz.Once kendimiz amel edemiyoruz ki başkalarına nasihat edelim
  • Üniversite: Kocaeli Üniversitesi

Safiye Kanca

Hz. Ömer (r. a) başından geçen vak'a güzel bir uyarı olmuş.. ALLAH RAZI OLSUN emeği geçenlerden
  • Üniversite: Hiçbiri

BUGRABERRA

Tecessus yapmak biz muslumanlara yakısmayan bir davranıstır.Dinimiz ne guzel bir din efendimiz ne güzel bir ornek bizlere.
  • Üniversite: Kocaeli Üniversitesi

Vesile Karaşut Koü

 Kim bir kimsenin ayıbını örterse Allah da onun ayıbını örter
  • Üniversite: Kocaeli Üniversitesi

Mahmut Demirel Koü

  • Üniversite: Kocaeli İlahiyat Fakültesi

bahtışen hacakKOÜ


Gülşen Uzun Koü

Rabbim elimizeden dilimizden yapmış olduğumuz tüm hatalardan sana sığınırız bizleri bağışla merhamet et .(amin,,) paylasandan Rabbim razı olsun
  • Üniversite: Kocaeli Üniversitesi

Yukarı git